19 Temmuz 2026 Pazar

Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali-Yılmaz Parlar





  Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali

Mardin Gastronomisi İstanbul'da Gücünü Gösterdi

Festival Başkanı Ali Demir'in Büyük Emekle Hazırladığı Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Gastronomi, bir milletin sadece mutfağı değil; tarihi, kültürü, kimliği ve medeniyet hafızasıdır. Bir şehrin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri ise sahip olduğu yöresel lezzetlerdir. Bugün dünyanın birçok ülkesi gastronomi turizmi sayesinde milyarlarca dolarlık ekonomik değer üretirken, Türkiye'nin en zengin mutfaklarından biri olan Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılması büyük önem taşıyor. Bu anlayışla düzenlenen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, İstanbul'da Mardin'in kadim mutfak kültürünü başarıyla vitrine çıkardı.

İstanbul'da Mardin Rüzgârı Esti

Festival Başkanı Ünlü Danışman Şef Ali Demir tarafından aylar süren hazırlıkların ardından organize edilen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, 19 Temmuz 2026 Pazar günü İstanbul Fatih'te büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

Oldukça kapsamlı ve zorlu bir organizasyon olan festival, profesyonel planlaması, yüksek katılımı ve kusursuz işleyişiyle katılımcılardan tam not aldı.

Festival boyunca Mardin'in birbirinden değerli 47 geleneksel lezzeti ziyaretçilerle buluşurken, profesyonel ve amatör şefler hünerlerini sergileyerek Mardin mutfağının zenginliğini gözler önüne serdi.

Festivalin Mimarı Ali Demir Oldu

Organizasyonun en dikkat çeken ismi hiç kuşkusuz Festival Başkanı Ali Demir oldu.

Festivalin fikir aşamasından hazırlık sürecine, yarışma organizasyonundan jüri oluşturulmasına, davetlilerin ağırlanmasından program akışına kadar organizasyonun her aşamasını bizzat takip eden Ali Demir, adeta A'dan Z'ye festivalin koordinasyonunu üstlendi.

Aylar süren titiz hazırlıkların ardından gerçekleştirilen festival, hiçbir aksaklık yaşanmadan başarıyla tamamlandı.

Katılımcılar, Ali Demir'in gösterdiği özveri, disiplin ve organizasyon başarısının festivalin başarısında en önemli etkenlerden biri olduğunu ifade etti.

Konuşmasında Mardin mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını vurgulayan Ali Demir;

"Amacımız yalnızca yemeklerimizi sergilemek değil; bu kadim mutfak kültürünü korumak, gelecek nesillere aktarmak ve Mardin mutfağını tüm dünyada tanınan güçlü bir gastronomi markası haline getirmektir." sözleriyle festivalin vizyonunu ortaya koydu.

Ali Demir ayrıca Mardin'in binlerce yıllık kültürel mirasının gastronomi yoluyla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, festivalde yer alan 47 geleneksel lezzetin bu mirasın en önemli temsilcileri olduğunu söyledi.

Festival sonunda organizasyona destek veren tüm kurumlara, gönüllülere, jüri üyelerine ve özellikle ailesine teşekkür eden Ali Demir, Mardin gastronomisinin uluslararası marka haline gelmesi için çalışmaların süreceğini ifade etti.

Jüri ve Organizasyonda Büyük Özveri

Festival komitesinde görev alan uluslararası ödüllü şeflerden Hülya Bektaş ile ödüllü şef Kerem Çolban, organizasyonun başarısında önemli rol üstlendi.

Her iki şef de yalnızca jüri üyeliği yapmakla kalmayıp festival boyunca gelen misafirlerle yakından ilgilendi.

İkramların hazırlanması ve sunumunda da bizzat görev alan Hülya Bektaş ve Kerem Çolban'ın fedakâr çalışmaları katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.


Profesyonel ve Amatör Şefler Aynı Sofrada Buluştu

Festivalde çok sayıda profesyonel aşçı ile amatör yarışmacı aynı heyecanı paylaştı.

Hazırlanan yöresel yemekler, Mardin mutfağının ne kadar köklü ve zengin bir gastronomi mirasına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Geniş Katılımlı Protokol

Festivale çok sayıda kamu yöneticisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve kanaat önderi katıldı.

Katılımcılar arasında;

Dr. Mehmet Boztepe – Bahçelievler Kaymakamı  Ahmet Çağlar – Beşiktaş Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi  Remzi Yedikardeş – Avukat, Hukukçular Vakfı Başkanı  Ramazan Denli – Bakırköy Belediye Meclis Üyesi  Yunus Dadaşoğlu – Fatih Belediye Meclis Üyesi Orhan Sancar – Yazar ve Turizmci  Adnan Şansal – Şanlıurfa Konfederasyonu Başkanı Beşir Bilgin – Bakırköy MAREV Şube Başkanı  Bekir Dündar  Kadir Delibalta – Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı yer aldı.

MARKON Başkanı İbrahim Biter, "Mardin Dünyaya Açılmalı"

Festivalde konuşan MARKON Mardin Konfederasyonu Başkanı İbrahim Biter, Mardin mutfağının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Biter, gastronominin şehirlerin en güçlü tanıtım araçlarından biri olduğunu belirterek Mardin mutfağının yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası platformlarda da hak ettiği değeri görmesi gerektiğini ifade etti.

Festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Festival Başkanı Ali Demir'e, jüri üyelerine, gönüllülere ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Bu Festivalin Mardin'e Sağlayacağı Katkılar

Festivalin sağlayacağı kazanımlar şöyle sıralandı:

Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak.

Gastronomi turizmini geliştirecek.

Yerel üreticilere ekonomik destek sunacak.

Unutulmaya yüz tutmuş tariflerin kayıt altına alınmasını teşvik edecek.

Genç kuşakların geleneksel mutfak kültürünü öğrenmesine katkıda bulunacak.

Kadın üreticilerin ve amatör aşçıların kendilerini göstermelerine imkân sağlayacak.

Mardin'in kültürel mirasının korunmasına destek olacak.

Yeni gastronomi yatırımlarının önünü açacak.

Mardin'in marka şehir olma yolculuğuna katkı sunacak.

Yeni Hedefler Planlanıyor

Festival Başkanı Ali Demir, etkinlik sonrasında gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, bu organizasyonun bir başlangıç olduğunu belirtti.

Ali Demir, önümüzdeki süreçte; festivali uluslararası düzeye taşımayı,  yabancı şeflerin katılımını sağlamayı,  Mardin yemeklerinin coğrafi işaret çalışmalarını desteklemeyi, gastronomi eğitim atölyeleri düzenlemeyi,  çocuklara ve gençlere yönelik yöresel mutfak eğitimleri vermeyi, Mardin lezzetlerini dijital platformlarda daha güçlü tanıtmayı, uluslararası gastronomi yarışmalarıyla iş birliği kurmayı hedeflediklerini ifade etti.

Başarılı geçen organizasyon, Mardin mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil; tarih, kültür, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Festival Başkanı Ali Demir'in öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı organizasyon, Mardin gastronomisinin daha geniş kitlelere ulaşması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@ahoo.com

Mardin Gastronomy Showcased Its Rich Heritage in Istanbul

The Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival, Meticulously Organized by Festival President Ali Demir, Drew Strong Public Interest and Participation

Gastronomy is far more than food; it reflects a nation's history, culture, identity, and civilization. Regional cuisine is one of the strongest ambassadors a city can have on the global stage. As gastronomy tourism continues to generate significant economic value around the world, promoting the culinary heritage of Mardin—one of Türkiye's richest gastronomic destinations—has become increasingly important. With this vision, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival successfully introduced the city's centuries-old culinary traditions to a wide audience in Istanbul.

The Spirit of Mardin Filled Istanbul

Organized after months of dedicated preparation by Festival President and renowned Culinary Consultant Chef Ali Demir, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival was successfully held on Sunday, July 19, 2026, in the Fatih district of Istanbul.

This large-scale and demanding event received widespread appreciation for its professional organization, seamless execution, and strong public participation.

Throughout the festival, visitors had the opportunity to discover 47 traditional Mardin delicacies, while both professional and amateur chefs demonstrated their culinary talents, highlighting the remarkable diversity and richness of Mardin's cuisine.

Ali Demir, The Driving Force Behind the Festival

The central figure behind the event was undoubtedly Festival President Ali Demir.

From the initial concept and planning stages to jury coordination, protocol management, guest hospitality, and the overall event schedule, Demir personally supervised every aspect of the organization. His dedication, leadership, and meticulous attention to detail were widely recognized as key factors behind the festival's success.

During his speech, Ali Demir emphasized that Mardin cuisine represents much more than food.

"Our goal is not merely to showcase our dishes, but to preserve this ancient culinary heritage, pass it on to future generations, and establish Mardin cuisine as a globally recognized gastronomic brand."

He also stressed that the festival's 47 traditional dishes represent an invaluable cultural legacy that deserves international recognition.

At the conclusion of the event, Demir expressed his gratitude to all institutions, volunteers, jury members, and especially his family for their unwavering support, reaffirming his commitment to promoting Mardin cuisine on the international stage.

Outstanding Dedication from the Festival Committee

International award-winning chef Hülya Bektaş and award-winning chef Kerem Çolban, who served on the festival committee, played vital roles in ensuring the event's success.

Beyond their responsibilities as jury members, both chefs personally welcomed guests and took part in serving traditional dishes, earning admiration for their professionalism and dedication.

Professional and Amateur Chefs United

The festival brought together experienced chefs and talented amateur cooks, all sharing the same passion for preserving Mardin's culinary traditions.

Their impressive presentations once again demonstrated that Mardin possesses one of Türkiye's richest and most authentic gastronomic heritages.

Distinguished Guests Attended the Festival

The event welcomed numerous public officials, representatives of civil society organizations, and community leaders, including:

Dr. Mehmet Boztepe – District Governor of Bahçelievler Ahmet Çağlar – Board Member, Beşiktaş Football Club Inc. Remzi Yedikardeş – Attorney and President of the Lawyers Foundation Ramazan Denli – Member of Bakırköy Municipal Council Yunus Dadaşoğlu – Member of Fatih Municipal Council Orhan Sancar – Author and Tourism Professional Adnan Şansal – President of the Şanlıurfa Confederation Beşir Bilgin – President of the Bakırköy MAREV Branch Bekir Dündar Kadir Delibalta – President of the Confederation of Headmen (Mukhtars)

MARKON President İbrahim Biter, "Mardin Must Reach the World"

MARKON Mardin Confederation President İbrahim Biter emphasized the importance of preserving Mardin's culinary heritage and underlined gastronomy's role as one of the strongest tools for promoting cities internationally.

He thanked Festival President Ali Demir, the jury members, volunteers, and everyone who contributed to the successful organization of the festival.

Benefits of the Festival

The festival is expected to:

Increase national and international recognition of Mardin cuisine.

Strengthen gastronomy tourism.

Support local producers and regional businesses.

Help preserve traditional recipes for future generations.

Encourage young people to embrace their culinary heritage.

Create opportunities for women producers and amateur chefs.

Protect Mardin's cultural identity.

Encourage new gastronomy investments.

Enhance Mardin's reputation as a leading gastronomic destination.

Future Plans

In our exclusive interview following the event, Festival President Ali Demir described this festival as only the beginning.

He announced plans to: Expand the festival internationally. Invite renowned chefs from abroad. Support geographical indication (GI) projects for Mardin dishes. Organize gastronomy workshops and culinary education programs. Develop educational projects for children and young people. Promote Mardin cuisine more effectively through digital platforms. Establish partnerships with international gastronomy competitions.

The successful completion of this challenging organization once again demonstrated that Mardin cuisine represents far more than food—it is a valuable cultural, historical, touristic, and economic asset. Under the leadership of Festival President Ali Demir, the event marked another important milestone in introducing the rich culinary heritage of Mardin to broader

yilmazparlar@yahoo.com

10 Temmuz 2026 Cuma

İTO Temmuz 2026 Meclis Toplantısı





  

İstanbul Ticaret Odası Temmuz Meclis Toplanlantısı

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Temmuz 2026 Meclis Toplantısını 9 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa Birliği ile ilişkilerden Türkiye ekonomisine, sanayi dönüşümünden küresel ekonomik gelişmelere kadar birçok önemli konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin AB Sürecine Yeni Bir Perspektif Kazandırılmalı

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin yıllardır devam eden belirsizlikten çıkarılması gerektiğini belirterek önemli mesajlar verdi.

Avdagiç, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin artık "uzatım müzakereleri" görüntüsünden kurtarılması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut, güçlü ve yeni bir vizyon kazandırılmalıdır. Türkiye, AB içinde eriyen değil, kendi kimliği ve gücüyle Avrupa'ya değer katan bir ülke olarak görülmelidir."

Gümrük Birliği ve Vize Serbestliği İçin Hızlı Adım Çağrısı

Avdagiç, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi için öncelikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

İş dünyasının beklentilerini dile getiren Avdagiç;

Gümrük Birliği'nin güncellenmesi,Ticari entegrasyonun derinleştirilmesi, Vize serbestliği sürecinin tamamlanması, Mevcut müzakerelerin hızlandırılması konularında Avrupa Birliği'nin daha kararlı adımlar atması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Geleceği İçin 3 Büyük Dönüşüm

Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ekonomik gücünü artıracak üç stratejik dönüşüm alanını şöyle sıraladı:

Jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüştürülmesi

Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajın ekonomik güç üretir hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Üretim ekonomisinden teknoloji ekonomisine geçiş

Katma değeri yüksek üretimin Türkiye'nin yeni büyüme modeli olması gerektiğini belirtti.

Transit ülke yerine karar veren merkez ülke

Türkiye'nin yalnızca geçiş koridoru değil, küresel ticaretin yönünü belirleyen ülkeler arasında yer alması gerektiğini ifade etti.

Sanayide Yeni Dönem, Yüksek Teknoloji Üretimi

İTO Başkanı Avdagiç, Avrupa ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için sanayinin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Özellikle; orta-yüksek teknoloji, yüksek teknoloji, stratejik üretim, katma değerli sanayi alanlarında yeni bir üretim modeli oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Avdagiç, bu dönüşümün yalnızca ekonomik büyümeyi değil, Türkiye'nin uluslararası jeopolitik etkinliğini de artıracağını ifade etti.

Teknoloji ve Veri Yeni Güç Unsurları

Küresel ekonomide rekabetin artık teknoloji, veri yönetimi ve kritik üretim kabiliyetleri üzerinden şekillendiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin bu alanlarda hızlı bir dönüşüm gerçekleştirmesinin yapısal bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Küresel Ekonomi Kalıcı Belirsizlik Dönemine Girdi

Dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, artık tek seferlik krizlerin değil, sürekli belirsizliklerin yaşandığı yeni bir ekonomik döneme girildiğini ifade etti.

"Krizler artık istisna değil, küresel ekonomik sistemin doğal bir parçası haline geldi." diyen Avdagiç, özellikle enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin dünya ekonomisini doğrudan etkilediğini söyledi.

Hürmüz Boğazı Uyarısı

Şekib Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yalnızca arz-talep dengesiyle değil, artan risk primiyle belirlediğini ifade etti.

Bu durumun enerji maliyetlerinde kalıcı bir fiyat tabanı oluşturduğunu kaydetti.

Enflasyonla Mücadele Programına Destek

Türkiye'nin son üç yıldır uyguladığı enflasyonla mücadele programının önemli sonuçlar ürettiğini belirten Avdagiç; iç talepte dengelenme, fiyatlama davranışlarında normalleşme, risk priminde düşüş, dış kırılganlıklarda azalma gibi gelişmelerin ekonomiye olumlu katkı sağladığını söyledi.

Erken Faiz İndirimi İçin Küresel Riskler Devam Ediyor

Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını sürdürmesinin önemine değinen Avdagiç, dünyada enflasyon risklerinin yeniden yükselmesi, küresel finansal koşulların sıkı kalmaya devam etmesi ve döviz kuru üzerindeki baskının erken faiz indirimi ihtimalini sınırladığını ifade etti.

Bununla birlikte enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda daha geniş bir hareket alanına sahip olabileceğini belirtti.

15 Temmuz Mesajı, Milli Mücadele Ruhunun Yeni Destanı

Konuşmasının önemli bölümünü 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne ayıran Avdagiç, FETÖ'nün darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla rağmen o gecenin unutulmaması gerektiğini söyledi.

"Milletimiz 15 Temmuz gecesi yalnızca demokrasisini değil, aynı zamanda Türkiye'nin bağımsız ekonomisini de korumuştur." diyen Avdagiç, o gece gösterilen direnişin Milli Mücadele ruhunun yeni bir destanı olduğunu ifade etti.

Şehitleri rahmetle, gazileri ise minnet ve şükranla andı.

Türkiye Artık Sadece Bir Geçiş Ülkesi Değil

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Avdagiç, ülkenin artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir köprü olmadığını belirtti.

Türkiye'nin küresel ticaretin hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen önemli bir ekonomik merkez haline geldiğini vurgulayan Avdagiç, bu vizyonun Türkiye'yi ekonomik ve siyasi kararların şekillendiği merkez ülkelerden biri konumuna taşıyacağını söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

 ITO July 2026 Assembly Meetıng

The Istanbul Chamber of Commerce (ITO) held its July 2026 Assembly Meeting on Thursday, July 9. Speaking at the meeting, ITO President Şekib Avdagiç made striking assessments on many important issues, ranging from relations with the European Union to the Turkish economy, and from industrial transformation to global economic developments.

A New Perspective Should Be Brought to Turkey's EU Process
ITO President Şekib Avdagiç delivered significant messages, stating that Turkey's European Union membership process must be rescued from the uncertainty that has persisted for years.
Avdagiç emphasized that Turkey's full membership negotiations should no longer have the appearance of "extension negotiations" and said:
"Membership negotiations should be revitalized, and a concrete, strong, and new vision should be brought to Turkey's accession process. Turkey should be seen not as a country dissolving within the EU, but as a country that adds value to Europe with its own identity and strength."

Call for Swift Action on Customs Union and Visa Liberalization
Avdagiç stated that the Customs Union must be updated as a priority to strengthen economic relations between Turkey and the European Union.
Expressing the expectations of the business world, Avdagiç said that the European Union needs to take more decisive steps on: Updating the Customs Union, Deepening commercial integration, Completing the visa liberalization process, Accelerating the current negotiations.

3 Major Transformations for Turkey's Future
Şekib Avdagiç listed three strategic transformation areas that will increase Turkey's economic power in the coming period as follows:

Transforming geostrategic position into geo-economic power: He stated that Turkey's geographical advantage should be turned into a source of economic strength.

Transition from a production economy to a technology economy: He noted that high value-added production should be Turkey's new growth model.

From being a transit country to a central decision-making country: He expressed that Turkey should not merely be a transit corridor but should rank among the countries that determine the direction of global trade.

New Era in Industry, High-Tech Production
ITO President Avdagiç stated that the industry needs to be restructured for stronger economic integration with Europe.
He particularly drew attention to the importance of creating a new production model in areas such as: Medium-high technology, High technology, Strategic production, Value-added industry.
Avdagiç stated that this transformation would increase not only economic growth but also Turkey's international geopolitical effectiveness.

Technology and Data are the New Power Elements
Noting that competition in the global economy is now shaped by technology, data management, and critical production capabilities, Avdagiç stated that Turkey's rapid transformation in these areas has become a structural necessity.

Global Economy Has Entered a Period of Permanent Uncertainty
Making assessments regarding the world economy, Avdagiç stated that a new economic era has begun in which not one-off crises but continuous uncertainties are experienced.
Stating that "Crises are no longer exceptions but have become a natural part of the global economic system," Avdagiç said that developments in energy markets directly affect the world economy.

Strait of Hormuz Warning
Şekib Avdagiç stated that geopolitical developments around the Strait of Hormuz determine oil and natural gas prices not only by supply-demand balance but also by increasing risk premiums.
He noted that this situation creates a permanent price floor in energy costs.

Support for the Anti-Inflation Program
Stating that Turkey's anti-inflation program implemented over the last three years has produced significant results, Avdagiç said that developments such as balancing in domestic demand, normalization in pricing behavior, decline in risk premiums, and reduction in external vulnerabilities have positively contributed to the economy.

Global Risks Persist for Early Interest Rate Cut
Emphasizing the importance of the Central Bank maintaining its tight monetary policy, Avdagiç stated that the re-emergence of inflation risks globally, global financial conditions remaining tight, and pressure on the exchange rate limit the possibility of an early interest rate cut.
However, he noted that if the downward trend in inflation continues, the Central Bank of the Republic of Turkey could have more room to maneuver regarding interest rate cuts.

July 15 Message: A New Epic of the National Struggle Spirit
Devoting a significant part of his speech to July 15 Democracy and National Unity Day, Avdagiç said that despite 10 years having passed since FETÖ's coup attempt, that night should not be forgotten.
Stating that "On the night of July 15, our nation protected not only its democracy but also Turkey's independent economy," Avdagiç expressed that the resistance shown that night is a new epic of the National Struggle spirit.
He commemorated the martyrs with mercy and the veterans with gratitude.

Turkey is No Longer Just a Transit Country
At the end of his speech, drawing attention to Turkey's geopolitical position, Avdagiç stated that the country is no longer just a bridge between East and West.
Emphasizing that Turkey has become an important economic center affecting the speed, cost, and direction of global trade, Avdagiç said that this vision will elevate Turkey to a position among central countries where economic and political decisions are shaped.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Temmuz 2026 Perşembe

Ümit Özdağ'dan "Orta Doğu'nun Yeni Haritası" Uyarısı-Yılmaz Parlar





  

"Türkiye'nin Kuruluş Felsefesi Korunmalıdır"

Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın X Mesajı Nasıl Okunmalı?

Jeopolitik Bir Uyarı mı, Siyasi Bir Çağrı mı? Orta Doğu'daki Gelişmeler Üzerine Akademik Bir Değerlendirme

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, X hesabında yayımladığı video mesajında Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri Türkiye'nin güvenliği, anayasal yapısı ve bölgesel jeopolitik açısından değerlendirdi.

Jeopolitik Analiz; Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Orta Doğu'da savaşlar ve terör örgütleri üzerinden şekillenen yeni jeopolitik sürecin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, milli, üniter ve laik devlet yapısının korunmasının tarihî bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Özdağ, Atatürk'ün kuruluş felsefesi etrafında toplumsal birlik çağrısında bulundu.

“Zafer Partisi olarak, Cumhuriyet'in temel ilkeleri, hukuk devleti ve demokratik siyaset anlayışı çerçevesinde; kendisini Atatürk'ün kuruluş felsefesine bağlı gören tüm siyasi parti, sivil toplum kuruluşu ve vatandaşları ortak demokratik zeminde birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada ve paylaştığı videoda, Orta Doğu'da son yıllarda yaşanan gelişmelerin yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye'nin geleceğini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti.

Sadece Bir Parti Lideri Değil, Uluslararası İlişkiler Alanında Akademisyen

Türkiye'de kamuoyu Prof. Dr. Ümit Özdağ'ı çoğunlukla Zafer Partisi Genel Başkanı kimliğiyle tanıyor.

Uluslararası ilişkiler ve stratejik güvenlik alanında akademik kariyeri bulunan Prof. Dr. Ümit Özdağ, siyaset sahnesindeki kimliğinin yanı sıra yıllardır jeopolitik gelişmeleri analiz eden bir akademisyen olarak da tanınıyor.

Bu nedenle Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler, yalnızca siyasi bir açıklama olarak değil, akademik bir perspektiften yapılan güvenlik analizi olarak da değerlendiriliyor.

Özdağ'ın uyarılarının kamuoyu tarafından dikkatle incelenmesi gerektiğini savunan çevreler, bölgesel gelişmelerin uzun vadeli etkilerinin sağduyulu biçimde tartışılmasının önemine dikkat çekiyor.

Bu nedenle yaptığı değerlendirmeler, yalnızca siyasi bir açıklama olarak değil, uluslararası güvenlik perspektifiyle yapılan bir analiz olarak takip edilmektedir.

Özdağ'ın Temel Mesajı Neydi?

Orta Doğu'da Değişen Dengeler Siyaset Biliminin de Gündeminde

Özdağ'ın açıklamaları, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi literatüründe uzun yıllardır tartışılan devlet bütünlüğü, savaşlar ve anayasal yapı konularını yeniden gündeme taşıdı.

Orta Doğu'da savaşlar ve silahlı çatışmaların bölgesel dengeleri değiştirdiğini,

Son yirmi yılda Irak ve Suriye, uzun süreli savaşlar ve iç çatışmalar nedeniyle ciddi devlet kapasitesi sorunları yaşadı.

İran'ın da son dönemde ağır güvenlik baskısıyla karşı karşıya kaldı. 

Merkezi yönetimlerin zayıflaması, farklı silahlı aktörlerin ortaya çıkması ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi, bölgedeki güvenlik dengelerini köklü biçimde değiştirdi.

Öte yandan Lübnan, farklı dini ve mezhepsel gruplar arasında siyasal gücün paylaşımına dayanan anayasal sistemiyle uzun yıllardır siyaset biliminin en çok tartışılan örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Türkiye'nin güvenliği ve anayasal yapısına ilişkin gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini,

Cumhuriyet'in kuruluş ilkeleri, hukuk devleti ve milli birlik anlayışının korunmasının önem taşıdığını ifade etti.

Konuşmasının sonunda ise Zafer Partisi olarak, Cumhuriyet'in kuruluş değerlerini benimseyen kişi ve kuruluşların demokratik siyaset ve hukuk devleti çerçevesinde ortak bir toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.

Özdağ'ın açıklamaları, yalnızca günlük siyasi tartışmaların değil; uluslararası ilişkiler, güvenlik çalışmaları ve siyaset biliminin uzun yıllardır ele aldığı temel konularla da kesişiyor. Peki bu açıklamalar nasıl okunmalı? Akademik literatür bu tartışmalar hakkında ne söylüyor?

Uluslararası Siyaset Biliminde Benzer Tartışmalar Var mı?

Evet. Uluslararası ilişkiler literatüründe devletlerin güvenliği, savaşların etkileri, anayasal yapılar ve toplumsal bütünlük onlarca yıldır tartışılıyor.

Bu tartışmaların önemli isimlerinden bazıları;

Samuel P. Huntington, Huntington, güçlü siyasal kurumların toplumsal istikrar açısından belirleyici olduğunu savunmuştur. Kurumların zayıfladığı dönemlerde siyasi kutuplaşma ve istikrarsızlık riskinin artabileceğini ileri sürmüştür.

Francis Fukuyama, Fukuyama'nın çalışmalarında "devlet kapasitesi" önemli bir yer tutar. Etkin kamu kurumları, hukukun üstünlüğü ve hesap verebilir yönetim yapıları; güvenlik, ekonomik kalkınma ve toplumsal istikrar için temel unsurlar arasında değerlendirilir.

John J. Mearsheimer, Mearsheimer, uluslararası sistemde devletlerin güvenlik kaygılarının dış politikalarını güçlü biçimde etkilediğini savunan realist yaklaşımın önde gelen isimlerindendir. Ona göre devletler, çevrelerindeki güç dengelerini sürekli analiz etmek zorundadır.

Stephen M. Walt, Walt da devletlerin tehdit algıları ile güvenlik politikaları arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalarıyla tanınır. Uluslararası ortamda oluşan risklerin, ülkelerin iç ve dış politika tercihlerini etkileyebileceğini vurgular.

Bu akademisyenlerin hiçbiri Türkiye'nin bugünkü siyasi tartışmaları hakkında doğrudan görüş bildirmemiştir. Ancak eserleri, güvenlik, devlet kapasitesi ve jeopolitik rekabet gibi konuların uluslararası ilişkiler disiplininde neden önemli görüldüğünü ortaya koymaktadır.

Orta Doğu'da Yaşananlar Neden Yakından İzleniyor?

Son yirmi yılda Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, uluslararası siyasetin en önemli gündemlerinden biri oldu.

Irak, 2003 sonrasında uzun süre güvenlik ve yönetim sorunları yaşadı.

Suriye, iç savaşın ardından farklı güçlerin etkili olduğu karmaşık bir yapıya dönüştü.

İran ise son yıllarda bölgesel gerilimlerin merkezindeki ülkelerden biri haline geldi.

Bu gelişmeler, sınır güvenliği, göç hareketleri, terörle mücadele ve bölgesel güç dengeleri açısından Türkiye'yi de yakından ilgilendiren başlıklar olarak değerlendiriliyor.

Bu noktada farklı siyasi aktörler ve uzmanlar, söz konusu gelişmelerin Türkiye'ye olası etkileri konusunda farklı analizler yapmaktadır.

Akademik Değerlendirme ile Siyasi Değerlendirme Arasındaki Fark

Uluslararası ilişkiler alanında akademik çalışmaları bulunan bir ismin jeopolitik gelişmelere ilişkin analizleri, yalnızca günlük siyasi tartışmalar kapsamında değil; uluslararası güvenlik ve strateji perspektifiyle de değerlendirilebilir.

Bu nedenle Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın açıklamaları da hem siyasi hem de akademik yönleri bulunan bir değerlendirme olarak kamuoyunun dikkatini çekmektedir.

Özet olarak, Bu Mesaj Nasıl Değerlendirilmeli?

Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın X üzerinden yaptığı açıklama, Türkiye'nin güvenliği, anayasal yapısı ve bölgesel gelişmeler üzerine kendi siyasi ve akademik değerlendirmelerini içermektedir.

Demokratik toplumlarda bu tür açıklamalar; Bu tartışmaların, hukuk devleti ilkeleri, demokratik yöntemler ve karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülmesi, sağlıklı bir kamuoyu oluşması açısından önem taşır.

Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın X üzerinden yaptığı açıklama, Türkiye'nin güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler üzerine yürüyen tartışmalara yeni bir katkı sunuyor.

Açıklamada dile getirilen değerlendirmeler konuşmanın temasının uluslararası ilişkiler, güvenlik politikaları ve devlet kapasitesi gibi siyaset biliminin temel tartışma alanlarıyla kesiştiği görülüyor.

Bu yönüyle, Özdağ'ın mesajı yalnızca günlük siyasi polemik olarak değil; jeopolitik gelişmelerin Türkiye açısından nasıl okunabileceğine ilişkin bir değerlendirme olarak da incelenebilir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ'dan "Orta Doğu'nun Yeni Haritası" Uyarısı


Ümit Özdağ Warns of a "New Map of the Middle East"

"The Founding Principles of the Republic of Türkiye Must Be Preserved"

How Should Prof. Dr. Ümit Özdağ's Message on X Be Interpreted?

A Geopolitical Warning or a Political Appeal? An Academic Perspective on Developments in the Middle East

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Chairman of the Victory Party (Zafer Party), evaluated recent developments in the Middle East from the perspectives of Türkiye's national security, constitutional structure, and regional geopolitics in a video message published on his X account.

In his geopolitical assessment, Özdağ argued that the new regional order, shaped by ongoing wars and negotiations involving terrorist organizations, should be carefully monitored by Türkiye. He stated that protecting the country's national, unitary, and secular state structure is a historic responsibility.

Özdağ also called for social solidarity around the founding principles of Mustafa Kemal Atatürk.

"As the Victory Party, we invite all political parties, civil society organizations, and citizens who are committed to the founding principles of the Republic, the rule of law, and democratic politics to work together on a common democratic ground."

In his statement and accompanying video shared on X, Özdağ emphasized that the developments in the Middle East concern not only the countries of the region but also Türkiye's future.

More Than a Political Leader: An Academic in International Relations

In Türkiye, Prof. Dr. Ümit Özdağ is widely recognized as the Chairman of the Victory Party. However, he is also an academic specializing in international relations, strategic security, geopolitics, and terrorism studies.

For this reason, his assessments of developments in the Middle East are viewed not only as political statements but also as security analyses informed by an academic perspective.

Those who support his warnings argue that they deserve careful public attention and that the long-term implications of regional developments should be discussed with prudence and strategic foresight.

Consequently, Özdağ's analyses are followed not only in political circles but also within the broader context of international security and geopolitical studies.

What Was Özdağ's Main Message?

Changing Power Dynamics in the Middle East Remain a Central Topic in Political Science

Özdağ's remarks once again brought issues such as state integrity, armed conflicts, constitutional structures, and regional stability to the forefront of international relations and political science debates.

According to Özdağ:

Wars and armed conflicts are reshaping the geopolitical balance in the Middle East.

Iraq and Syria have experienced serious challenges to state capacity due to prolonged wars and internal conflicts.

Iran has recently faced growing security pressures.

The weakening of central governments, the emergence of various armed actors, and the displacement of millions of people have fundamentally altered regional security dynamics.

Lebanon continues to be one of the most frequently discussed examples in political science because of its constitutional system based on sectarian power-sharing.

Developments concerning Türkiye's constitutional order and national security deserve close attention.

Protecting the founding principles of the Republic, the rule of law, and national unity remains essential.

At the conclusion of his speech, Özdağ stated that individuals and organizations embracing the founding values of the Republic should act with a shared sense of civic responsibility within the framework of democratic politics and the rule of law.

His remarks intersect not only with contemporary political debates but also with longstanding discussions in the fields of international relations, security studies, and political science.

Are Similar Debates Found in International Political Science?

Yes. For decades, international relations scholars have debated issues such as national security, constitutional structures, state resilience, and social cohesion.

Among the most influential scholars are:

Samuel P. Huntington, Huntington argued that strong political institutions are essential for maintaining political stability and that institutional weakness can increase the risks of polarization and instability.

Francis Fukuyama, Fukuyama's work highlights the importance of state capacity. Effective public institutions, the rule of law, and accountable governance are considered fundamental pillars of security, economic development, and social stability.

John J. Mearsheimer,Mearsheimer, one of the leading proponents of realist international relations theory, argues that national security concerns strongly influence states' foreign policy decisions and that governments must continuously evaluate regional power balances.

Stephen M. Walt,Walt is well known for his work on threat perception and security policy, emphasizing that changing regional risks significantly shape both domestic and foreign policy choices.

None of these scholars has directly commented on Türkiye's current political debates. Nevertheless, their research demonstrates why issues such as state capacity, geopolitical competition, and national security remain central themes in international political science.

Why Is the Middle East Being Closely Monitored?

Over the past two decades, developments in the Middle East have remained at the center of international politics.

Following 2003, Iraq experienced prolonged governance and security challenges.

Syria evolved into a highly fragmented political landscape after years of civil war.

Iran has increasingly become one of the region's major geopolitical flashpoints.

These developments continue to attract attention in Türkiye because of their potential implications for border security, migration, counterterrorism, and regional stability.

Different political actors and experts naturally offer differing assessments regarding how these regional developments may affect Türkiye.

The Difference Between Academic Analysis and Political Opinion

Analyses of geopolitical developments by an academic specializing in international relations can be evaluated not only as political commentary but also through the broader perspectives of international security and strategic studies.

For this reason, Prof. Dr. Ümit Özdağ's remarks have attracted attention as both political statements and academic assessments of regional developments.

How Should This Message Be Evaluated?

Prof. Dr. Ümit Özdağ's statement on X reflects his political and academic assessment of Türkiye's security, constitutional structure, and the rapidly changing geopolitical environment in the Middle East.

In democratic societies, discussions of this nature are expected to take place within the framework of the rule of law, democratic principles, and mutual respect, contributing to a well-informed public debate.

His message therefore adds another perspective to the ongoing discussion about Türkiye's future in an increasingly complex regional environment.

Rather than being viewed solely as a political statement, Özdağ's message may also be examined as a geopolitical assessment that intersects with core issues in international relations, security policy, and state capacity.

yilmazparlar@yahoo.com

7. Uluslararası Medya Forumu-Yılmaz Parlar

  ANA SAYFA SİYASET EKONOMİ SEKTÖRLER SAĞLIK BİLİŞİM GÜNCEL TURİZM GASTRONOMİ SANAT MAGAZİ...