İstanbul Ticaret Odası tarafından kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), 10 yıllık yolculuğunda Türkiye girişimcilik ekosisteminin en güçlü aktörlerinden biri haline geldi.
Fulya’daki yerleşkede düzenlenen basın toplantısında konuşan BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistemiz” diyerek dikkat çeken bir tablo ortaya koydu.
12 Bin Girişimci, 2 Milyar Dolarlık Güç
BTM’nin ulaştığı rakamlar Türkiye girişimcilik tarihinde önemli bir eşiğe işaret ediyor.
12.500+ girişimciye doğrudan destek, 2 milyar doların üzerinde portföy büyüklüğü, 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi
Kul’un vurguladığı gibi, açıklanmayan yatırımlar da hesaba katıldığında bu rakamların çok daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
“Fikirden Şirkete”, Klasik Kuluçka Modelinin Ötesi
BTM artık sadece bir kuluçka merkezi değil. Girişimcilere,Yatırımcı erişimi, Mentorluk, Uluslararası bağlantılar, Pazara açılma fırsatları sunarak fikirleri doğrudan ticari değere dönüştüren bir yapı haline geldi.
Küresel Açılım
Londra, Dubai ve Şimdi Balkanlar
BTM’nin büyümesi sadece Türkiye ile sınırlı değil.
Battersea Power Station (Londra), Dubai World Trade Centre (Dubai), Saraybosna (yeni ofis)
Bu merkezler sayesinde BTM, girişimcileri doğrudan küresel pazarlara taşıyor. Özellikle Balkanlar üzerinden Avrupa’ya açılan yeni hat dikkat çekiyor.
Türkiye’nin Girişimcilik Üssü İddiası
Dr. Önder Kul’un konuşmasında öne çıkan en kritik mesajlardan biri şu oldu, “Türkiye’de girişimcilik merkezi diyebileceğimiz bir yapı varsa, o da BTM’dir.”
BTM’nin; teknoparklar, kamu destekleri ve özel sektör arasında köprü kuran benzersiz bir model sunduğu vurgulandı.
Yatırımcıyı Girişimciyle Kapalı Kapılar Ardında Buluşturuyor
BTM’nin fark yaratan modellerinden biri de, İki haftada bir düzenlenen yatırımcı buluşmaları, Kapalı ve sonuç odaklı görüşmeler. Bu sistem sayesinde girişimler doğrudan yatırım alma şansı yakalıyor.
2026 Hedefi, 30+ Uluslararası Fuar
BTM, 2026 yılında girişimcileri dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor. 30’dan fazla ulusal ve uluslararası fuar katılımı planlanıyor.
Amaç, Görünürlük değil, doğrudan pazara erişim.
Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşüm Vurgusu
Kul’un konuşmasında en çarpıcı uyarılardan biri,
Yapay zekâ dönüşümünü gerçekleştiremeyen şirketler değer kaybedecek.
BTM bu kapsamda, Yapay zekâ dönüşüm programları , Şirketlere özel eğitimler, Olgunluk analizleri ile firmaları geleceğe hazırlıyor.
Girişimcilik Lise ve Üniversiteye İniyor
BTM’nin yeni nesil stratejileri, 24 üniversitede 34 kampüs elçisi, 14–19 yaş arası gençlere özel programlar.
Amaç, girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha eğitim sürecindeyken yakalamak.
Dünya Çapında Başarı
BTM, uluslararası değerlendirmelerde, Dünyanın en iyi 3. kuluçka merkezi arasında yer alıyor. Bu başarı, Türkiye girişimcilik ekosisteminin küresel rekabette geldiği noktayı gösteriyor.
yilmazparlar@yahoo.com
BTM Becomes a $2 Billion Startup Ecosystem in 10 Years
The Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), established by the İstanbul Ticaret Odası, has evolved into one of Türkiye’s most powerful entrepreneurship hubs.
Speaking at the press conference, General Manager Dr. Önder Kul stated, “We were just an idea 10 years ago; today we are an ecosystem exceeding $2 billion.”
Strong Numbers Behind the Growth
Over 12,500 entrepreneurs supported, Portfolio exceeding $2 billion, More than $410 million in investments
From Local to Global Player
BTM is now active globally with offices and presence in,
Battersea Power Station (London), Dubai World Trade Centre (Dubai), Sarajevo (Balkans expansion)
Focus on AI and Digital Transformation
BTM emphasizes that companies failing to adapt to AI transformation risk losing value. New programs focus on, AI integration, Digital transformation, Corporate innovation
Vision for 2026
BTM plans to take startups to global markets through, Participation in 30+ international fairs
Global Recognition
BTM is ranked among the top 3 incubation centers in the world, reinforcing its global impact.
İnsan Kaynaklarında Devrim Niteliğinde Bir Gün Daha
Seda Mızraklı’ya alkışlar, zirveye övgüler yağdı…
İstanbul’un kalbinde düzenlenen Global HR Summit 2025, ikinci gününde insan kaynakları, teknoloji ve liderlik kavramlarını tarihin en parlak zihinleriyle buluşturdu.
Bu zirvede yalnızca bir etkinlik değil, adeta bir vizyon devrimi yaşandı.
Ve elbette, bu eşsiz organizasyonun mimarı olan Seda Mızraklı Ferik… O sadece bir zirve başkanı değil; modern iş dünyasının rotasını çizen, ilham veren bir lider. KREA M.I.C.E. ve KREA Digital’in kurucusu olarak, bu dev organizasyonu bir şölene dönüştürdü. Katılımcılar nezdinde, adeta sahnede parlayan bir yıldız gibi izlendi.
Açılış Seda Mızraklı’dan, İlham Dalgası Tüm Güne Yayıldı
Zirvenin ikinci günü, Seda Mızraklı’nın içten ve vizyon dolu açılış konuşmasıyla başladı. Dinleyen herkesin içinde bir ışık yaktı. İşte o konuşma, yalnızca bir açılış değil, geleceğin iş dünyasına atılan güçlü bir adımdı.
Küresel Düşünürlerden Altın Değerinde Konuşmalar
Sir Andrew Likierman (London Business School) sanal katılımıyla karar verme mekanizmalarında doğruluk ve içgörüye ışık tuttu.
Florin Petrescu insan odaklı liderliğin yapay zekâ çağında nasıl şekillenmesi gerektiğini detaylıca anlattı.
Bahadır Kaleağası küresel jeopolitiğin iş dünyasına etkisini büyük bir vizyonla aktardı.
"İş Dünyası, Jeopolitik ve Ötesi, Küresel Krizler Çağında Yeni Stratejiler"
Bahadır Kaleağası’ndan Çarpıcı Uyarılar, "Şirketler Artık Jeopolitiği İçselleştirmeli"
Paris – Institut du Bosphore Başkanı ve strateji uzmanı Bahadır Kaleağası, "İş Dünyası, Jeopolitik ve Ötesi" başlıklı konuşmasında, küresel sistemdeki radikal dönüşümleri analiz ederek iş dünyasına ve politika yapıcılara kritik mesajlar verdi. Marie Curie’nin "Korkmamak ve anlamaya çalışmak" sözünden yola çıkan Kaleağası, "Artık ekonomiyi jeopolitikten, bilimi diplomasiden ayıramayız" dedi.
Parçalanmış Küreselleşme, Yeni Riskler ve Fırsatlar
Kaleağası, küreselleşmenin "stratejik kırılganlıklarla dolu" yeni evresini şu başlıklarla özetledi:
Ekonomik zincirler = Risk zincirleri: Tedarik ağları artık jeopolitik gerilimlerden doğrudan etkileniyor.
Yarı iletkenler ve kritik hammaddeler: ABD-Çin rekabetinin odağında; şirketler için "kaynak güvenliği" öncelik haline geldi.
Dijital sistemler ve uzay teknolojileri: Refahın taşıyıcısı olduğu kadar "hibrit savaşların" hedefi.
Yapay zekâ ve kuantum bilişim: Belirsizlik yaratan ancak "büyüleyici" bir gelecek vaat ediyor.
"Şirketler, yatırım ve üretim kararlarını artık sadece piyasa koşullarına göre değil, jeopolitik analizle almalı" uyarısını yaptı.
Jeopolitik Artık Yönetim Kurullarında
Kaleağası’nın altını çizdiği 5 çarpıcı gerçek:
"Jeopolitik analiz, finans ve pazarlama kadar kritik bir yönetim kurulu gündemi."
Ukrayna savaşı, pandemi ve Orta Doğu krizleri, karşılıklı bağımlılığı gösterdi: "Hiçbir küresel sorun tek başına çözülemez."
Liderlik, kaba güçle değil; "yenilik, iş birliği ve öngörü" ile şekillenmeli.
Avrupa’nın rolü, Demokrasi, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma, insanlığın geleceğini belirleyecek.
Güven krizi, Kurumlara ve kamusal söyleme duyulan güvenin yeniden inşası şart.
Çözüm Önerileri, "21. Yüzyılın Yönetişim Araçları"
Kaleağası, yol haritasını 3 maddede paylaştı:
Uluslararası yönetişim reformu, 20. yüzyıl kurumları (BM, Dünya Bankası vb.) artık yetersiz.
Mini çok taraflılık, Esnek iş birlikleri (örneğin; kritik madenler ittifakları).
Bilim ve diplomasi sinerjisi: NASA’da kara delik görüntüleyen Prof. Feryal Özel’in "Merak edenler geleceği kazanacak" sözünü hatırlattı.
Türkiye-Fransa-EÜ Diyaloğunun Önemi
Paris Bosphorus Enstitüsü’nün çalışmalarına değinen Kaleağası, "Bilgi ve kolektif zekâ artık jeostratejik varlık. Fransa, AB ve Türkiye diyaloğu, krizleri aşmada kilit rol oynayabilir" dedi.
"Korkmamak İçin Anlamalıyız"
Kaleağası, konuşmasını Marie Curie’nin sözleriyle tamamladı: "İlerleme berrak bir bilinç ister. Daha az korkmak için daha çok anlamanın zamanı."
Kaleağası’nın mesajı net,"Yeni dünyada ayakta kalmak için disiplinlerarası düşünmek ve kolektif hareket etmek şart."
Ahmet Akın ise dinleyenleri “insan yüzlü robotlar mı, robot yüzlü insanlar mı?” sorusu ile düşündürdü.
Yapay Zekâ, Nörobilim, Duygusal Zeka… Her Şey Masadaydı
Günün ilerleyen saatlerinde sahnede:
Dr. Hamira Riaz, iş ve insan kaynakları stratejileri arasındaki uçurumu nörobilimle nasıl kapatabileceğimizi gösterdi.
Aydın Erdem, çalışanların değişen sosyolojisini verilerle ortaya koydu.
Sezin Mızraklı Avalin, yapay zekâ ile duygusal zekânın çarpıştığı sessiz savaşta kimin kazanacağına dair çarpıcı bir vizyon sundu.
Zihin mi Kazanacak, Yürek mi? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı
Sezin Mızraklı AvalinKonuşmacı, B2B Satış ve Stratejik Pazarlama Danışmanı
"Zihin mi Kazanacak, Yürek mü? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı"
Sezin Mızraklı Avalin’den Çarpıcı Analiz: "İnsanlık ve Teknoloji Dengesini Kurmalıyız"
B2B Satış ve Stratejik Pazarlama Danışmanı Sezin Mızraklı Avalin, "Zihin mi Kazanacak, Yürek mü? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı" başlıklı konuşmasında, yapay zekanın insan hayatına etkilerini kişisel deneyimleri ve tarihsel perspektifle ele aldı. Avalin, teknolojinin hızla ilerlediği bir dönemde "insani değerlerin korunması" gerektiğini vurgulayarak kritik uyarılarda bulundu.
Kişisel Hikaye, "Yapay Zeka Teşhisi mi, İnsani Dokunuş mu?"
Avalin, geçen yıl yaşadığı sağlık sorununu örnek göstererek teknoloji-insan dengesinin önemine dikkat çekti:
"Doktorum, teşhisi yapay zeka destekli görüntülemeyle koydu ancak ardından gözlerimin içine bakarak 'Merak etmeyin, yalnız değilsiniz' dedi. Bu insani temas, psikolojik olarak beni rahatlattı."
Yapay zekanın "soğuk" bir şekilde hastalığı bildirmesinin yaratacağı travmaya karşı, "Duygusal destek olmadan teknoloji yetersiz kalır" dedi.
Yapay Zekanın Tarihsel Yolculuğu: "Leonardo da Vinci’den Günümüze"
Avalin, yapay zekanın kökenlerini Leonardo da Vinci’nin 1495’te tasarladığı robotlara kadar götürerek şu tarihsel dönüm noktalarını paylaştı:
1997’de IBM’in Deep Blue’su, satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yendi.
2011’de Siri, 2016’da sohbet robotları insanlarla etkileşime başladı.
2026 projeksiyonu, Yapay zeka çözümlerinin 500 milyon+ insanın hayatını değiştirmesi bekleniyor.
İnsan Kaynaklarında Yapay Zeka, "Operasyonel Verimlilik ama Duygusal Zeka Şart"
Avalin, iş dünyasında yapay zeka kullanımına ilişkin çarpıcı tespitler yaptı:
"Bordro süreçlerinden aday taramasına kadar yapay zeka verimlilik sağlıyor. Ancak çalışanların %70’i, yöneticilerinin 'duygusal zeka' göstermesini bekliyor."
Z Kuşağı (1995-2009 doğumlular) için anında erişim ve sosyal duyarlılık vurgusu:
"Onlar için 'çevreye duyarlı şirketlerde çalışmak' maaş kadar önemli."
Kritik Uyarılar, "Yapay Zekayı Doğru Kullanmanın 4 Yolu"
Avalin, geleceğe dair şu stratejileri önerdi:
"Yapay Zeka ile Savaşmayın, İş Birliği Yapın":
"Satranç turnuvalarında artık 'insan+makine' takımları kazanıyor. Beraber çalışmalıyız."
"Akışkan Olun":
"Eskiden kasetler vardı, şimdi Spotify var. Kurumlar da esnek ve dinamik olmalı."
"Zaman Kazandıran Teknolojileri Hayata Entegre Edin",
"Yapay zeka rutin işleri halletsin, insanlar yaratıcılığa odaklansın."
"Doğru Soruları Sormayı Öğrenin":
"Bilgiye ulaşmak kolay ama doğru soruyu sorabilmek artık en değerli beceri."
"Dengeyi Kurun"
Avalin, "Yapay zeka teşhis koyabilir ama hastaya 'geçmiş olsun' diyen bir doktor olmalı" diyerek sözlerini tamamladı. Vurgusu nettir,
"Teknolojiyi reddetmeyin ama insanı da unutmayın. Kazanan, bu dengeyi kurabilenler olacak."
.
Günün farklı panellerinde Vodafone, Pegasus, Unilever, LC Waikiki, ING Türkiye gibi dev şirketlerin insan kaynakları liderleri, geleceğin liderlik ajandalarını masaya yatırdı.
İşveren Markasında Dönüşüm Zamanı Paneli,
“İşveren Markasında Dönüşüm Zamanı, Liderlerin Vizyonu, Stratejik Yol Haritası ve Geleceğe Bakış,” başlıklı panelde sektörün önde gelen isimleri, işveren markası dönüşümüne yönelik stratejilerini paylaştı. Moderatörlüğünü KREA M.I.C.E. Kurucu & CEO’su Seda Mızraklı Ferik’in üstlendiği panelde, LC Waikiki CHRO Bahattin Aydın, ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı ve Tiryaki Agro İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Murat Boğahan önemli açıklamalar yaptı.
Esneklik ve anlam arayışı yeni nesil çalışanların beklentisi. Aile şirketi kültürü, aidiyeti güçlendiriyor. Yapay zekâ ve insan iş birliği, geleceğin iş modellerini şekillendiriyor. Türk şirketleri, küresel işveren markası olma yolunda hızla ilerliyor.
ING Türkiye, "Esneklik ve Anlam Arayışı İşveren Markasının Temel Taşı"
ING Türkiye’nin İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, dijital dönüşüm ve esnek çalışma modellerinin işveren markasındaki önemine dikkat çekti:
"Kendimizi bir teknoloji şirketi olarak konumlandırıyoruz. Çalışanlarımız için 'Burada hayatını yaşa' mottosuyla esneklik sunuyoruz."
Pandemi sonrası çalışanların %60'ının hibrit modeli talep ettiğini belirterek, ING’de ayda 6 gün ofis zorunluluğu olduğunu, ancak bunun takım motivasyonu ve inovasyon odaklı kurgulandığını vurguladı.
"Yeni nesil, anlam arayışı olan işler istiyor. Teknolojiyi etkin kullanan, sosyal etkisi yüksek şirketler tercih ediliyor."
Tiryaki Agro, "Aile Kültürü ve Sahada Olmak Fark Yaratıyor"
Tiryaki Agro İK Başkan Yardımcısı Murat Boğahan, şirketin 70+ ülkede tarım ve lojistik operasyonlarıyla küresel bir marka olduğunu hatırlatarak, "Bizim için aile kültürü ve sahada aktif olmak kritik" dedi.
Deprem bölgesinde hızlı aksiyon alarak 5 konteyner kent kurduklarını ve çalışanlarının bu sürece gönüllü katıldığını paylaştı.
"Liderlerimiz, sadece talimatları uygulayan değil, sorgulayan ve katma değer yaratan ekipler istiyor."
Afrika ve Orta Doğu’daki zorlu coğrafyalarda çalışanlarının aidiyet duygusunu samimiyetle beslediklerini vurguladı.
LC Waikiki, "Yapay Zekâ ve İnsan Odaklı Dönüşüm"
LC Waikiki CHRO Bahattin Aydın, perakende devinin 60+ ülkede 60 bin çalışanla büyüdüğünü belirterek, "Geleceği şekillendirmek için yapay zekâyı iş süreçlerine entegre ediyoruz" açıklamasını yaptı.
"Artık organizasyon şemalarında 'avatarlar' (dijital çalışanlar) yer alıyor. İnsan+yapay zekâ iş birliği kaçınılmaz."
Çalışanlarda "işimi kaybeder miyim?" endişesini ortadan kaldırmak için "Akıl ve Kalp" temalı bir dönüşüm stratejisi uyguladıklarını anlattı.
"Yapay zekâ becerisi olan adayları deneyimli olanlara tercih ediyoruz. Türkiye’den küresel bir marka çıkarmak hedefimiz."
Türk Şirketleri Küresel İşveren Markası Olma Yolunda
Panelde öne çıkan ortak vurgu, "insan odaklı dijital dönüşüm" oldu. ING’nin esnek çalışma modeli, Tiryaki Agro’nun saha deneyimi ve LC Waikiki’nin yapay zekâ stratejisi, Türk şirketlerinin küresel işveren markası olma yolundaki adımlarını gösterdi.
Moderatör Seda Mızraklı Ferik, "Bu panelde iki Türk markasının (LC Waikiki ve Tiryaki Agro) yanı sıra ING gibi küresel bir oyuncunun Türkiye’den liderlik etmesi gurur verici" diyerek sözlerini tamamladı.
Günün son keynote konuşması ise efsanevi eğitmen ve yazar Ahmet Şerif İzgören’den geldi. Anlam, etik ve liderliği merkezine alan bu kapanış konuşması ayakta alkışlandı
Global HR Summit 2025’in ikinci günü, yalnızca bilgi ve içgörü değil, aynı zamanda duygu, vizyon ve liderlik dolu bir deneyim sundu.
Bir gazeteci olarak şunu gururla söyleyebilirim, Bu zirve, yalnızca bir etkinlik değil, bir akıl fırtınası, bir ilham patlamasıydı. Seda Mızraklı’nın liderliği altında bu zirve, Türkiye’nin iş dünyasında ve küresel HR arenasında “olmazsa olmaz” bir marka haline geldi.
13 Mayıs 2025 Salı günü Şişli Radisson Hotel’de düzenlenen ve gazeteci-yapımcı Çetin Ünsalan’ın etkileyici sunumuyla başlayan zirvede, Türkiye’nin coğrafi veri teknolojilerinde geldiği seviye gözler önüne serildi.
Türkiye teknoloji sahnesinde sessiz ama derinden devrim yapan şirketlerden biri var.
Başarsoft. 25 yıllık tecrübesini geleceğin teknolojileriyle harmanlayan bu vizyoner şirket, yalnızca bir yazılım üreticisi değil; aynı zamanda dijital dönüşümün mihenk taşlarından biri.
Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan önderliğinde, sadece Türkiye’de değil, global arenada da “coğrafi bilgi teknolojileri” alanında söz sahibi bir marka olma yolunda ilerliyor. İstanbul'da düzenlenen Başarsoft Teknoloji Günleri, bunun en net göstergesi oldu.
Zirvenin yıldızı ise şüphesiz Başarsoft’un kaptan köşkünde duran isim, Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan oldu. Yaptığı sunumda, şirketin yapay zekâyı kullanarak veri üretiminde 10 kat verimlilik sağladığını, artık günler süren işlemlerin bir günde tamamlandığını duyurdu.
Yapay Zeka ile Dijital Atılım:
Sokak sokak manuel veri toplamanın yerini, video ve fotoğraflardan yapay zeka analizleri aldı.
Uydu ve hava görüntüleriyle şehir gelişimi anlık takip ediliyor.
Tabela, çöp kutusu, park alanı gibi detaylar yapay zekâ ile otomatik tespit ediliyor.
Eskiden 5 günde toplanan veriler, artık 1 günde analiz ediliyor.
Türkiye’nin En Geniş Veri Altyapısı:
21 milyon kapı numaralı adres, 5 milyon işletme bilgisi, 500 farklı kategori,200'den fazla sektöre hizmet veren altyapı.
Global Hedef: E-Turquality ile Dünya Sahnesine
Başarsoft, aldığı E-Turquality belgesi sayesinde artık küresel pazarlarda daha güçlü bir oyuncu olacak. Küçükpehlivan, “Türkiye'nin coğrafi bilgi sistemlerinde global marka olması için çalışıyoruz” diyerek hedefi net şekilde ortaya koydu.
Ve asıl büyük hedef;
2027’de 30. yılını kutlayacak olan Başarsoft, halka açılma planıyla Borsa İstanbul’a adım atacak.
Sosyal Sorumlulukta Liderlik: e-Prem Risk Uygulaması
Başarsoft, sadece ticari değil, toplumsal fayda odaklı projelere de imza atıyor. Ücretsiz sunduğu mobil uygulama sayesinde kullanıcılar, yaşadıkları binanın deprem riskini öğrenebiliyor. İstanbul ve Demre için özel versiyonları da bulunan bu sistem, milyonlarca insan için hayat kurtarıcı olabilir.
Çalışan Sağlığı Öncelikli
Küçükpehlivan, çalışanlarının sağlığına verdiği önemi de vurguladı. Sigara kullanımını bırakmaya teşvik eden programları, kurumsal sosyal sorumluluğun sadece dışa değil, içe de dönük olması gerektiğini gösteriyor.
PANEL 1 ; Coğrafi Verinin Yeni Çağı
Doç. Dr. Murat Levent Demircan moderatörlüğündeki ilk panelde, “Dijital Dünyada Tüketiciye Giden Yol” başlığı altında konum teknolojilerinin önemi masaya yatırıldı. Pluxee Group, Tıkla Gelsin ve CarrefourSA yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen oturumda şu başlıklar öne çıktı:
Başar MapService (BMS)
2.5D ve 3D harita görselleri, Kişiselleştirilmiş tema seçenekleri,
Günlük veri güncellemesi ile anlık doğruluk.
VRP Servisi ile Lojistikte Devrim
1500-2000 noktadarota optimizasyonu, Tonaj ve kapasite bazlı dağıtım, Karbon salınımını azaltan rota önerileri.
112 Acil ve Ambulans Entegrasyonu:
5.000 ambulans Başarsoft altyapısı ile gerçek zamanlı izleniyor, Adres bulma sorunları minimuma iniyor.
Veriyle Tarih Okuması:
İstiklal ve Bağdat Caddesi’nde yıllar içinde yaşanan işletme dönüşümleri analiz edildi.
PANEL 2; Müşteri Deneyimi ve Kültürel Dönüşüm
İkinci panelde dijitalleşmenin müşteri ve çalışan deneyimi üzerindeki etkileri konuşuldu. “Unified Commerce” kavramı çerçevesinde, çok kanallı kullanıcı etkileşimi ve veri analitiği gündeme geldi.
Yapay Zeka ve Davranış Tahmini:
Tüketicinin alışkanlıkları önceden öngörülüyor. Lokasyon bazlı içeriklerle kişiselleştirme sağlanıyor.
Çalışan Deneyimi ve Esneklik:
Yeni nesil dijital çalışanlar için esnek ve lokasyon bazlı sistemler, Dijital kuşakların (X, Y, Z) beklentileri tek platformda birleşiyor.
Başarsoft, sadece teknoloji üretmiyor; aynı zamanda dijital dönüşümde kültürel liderlik yapıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, teknoloji vizyonuyla, Türkiye’nin en değerli bilişim markalarından birini global sahneye taşıyor. Yapay zeka, veri analitiği ve coğrafi bilgi sistemlerini bir araya getiren bu strateji, Türkiye’nin dijital çağda akıllı veri ekonomisi oluşturmasında kilit rol oynuyor.
2027’de Borsa İstanbul’a adım atarken, Başarsoft’un ismini sadece bir şirket olarak değil, bir “teknoloji mirası” olarak da anacağız.