16 Mayıs 2026 Cumartesi

Türk Siyasetinde Yeni Dönem-Yılmaz Parlar





 Türk Siyasetinde Yeni Dönem

“Ümit Özdağ Fenomeni” Neden Doğru Okunmalı?

Mehmet Öğütçü’nün son yazısı olan “Türk Siyaset Dünyasında “Ümit Özdağ Fenomeni”ni Doğru Okuyabiliyor muyuz?” aslında yalnızca bir siyasetçi analizi değil; Türkiye’nin değişen sosyolojisini, güvenlik refleksini ve yeni siyasal arayışlarını okuma açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor.

Uzun süredir Türkiye’de birçok kesim, siyaseti hâlâ eski ezberlerle okumaya çalışıyor. Sağ-sol, laik-antilaik, merkez-çevre, eski kutuplaşma başlıkları…Oysa dünya artık bambaşka bir döneme girdi.

Bugün toplumlar yalnızca ekonomi konuşmuyor. Sınır güvenliği, kimlik, aidiyet, demografik yapı, göç baskısı, jeopolitik kırılganlık, devlet kapasitesi, dijital çağın yarattığı kültürel çözülme gibi başlıklar da artık siyasetin merkezine oturuyor.

Amerika’dan Avrupa’ya kadar yükselen yeni siyasal reflekslerin temelinde de bu gerçek yatıyor.

Türkiye ise coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümü en sert yaşayan ülkelerden biri.

İşte bu nedenle Ümit Özdağ ve Zafer Partisi’ni yalnızca günlük siyasi polemikler üzerinden okumak büyük hata olur.

Çünkü burada ortaya çıkan şey yalnızca bir parti değil;
Türkiye’de büyüyen güvenlik refleksi, devlet kapasitesi arayışı, kontrolsüz göç kaygısı, milli egemenlik hassasiyeti ve toplumsal aidiyet arzusudur.

Mehmet Öğütçü’nün yazısındaki en önemli noktalardan biri de budur.

Yazı, Ümit Özdağ’ı klasik “marjinal siyasetçi” kategorisinin dışına taşıyarak; jeopolitik okuma yapan, devlet refleksi güçlü, stratejik perspektif üreten, gelecekte Türkiye siyasetinde belirleyici etkiler oluşturabilecek bir figür olarak ele alıyor. Bu önemli bir kırılmadır.

Çünkü Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenlik kaygıları dile getirildiğinde bu çoğu zaman sadece slogan düzeyinde tartışıldı.

Ancak bugün dünya gerçekleri değişiyor. Avrupa’nın bile artık düzensiz göç, sınır güvenliği, demografik baskı, ulusal aidiyet, kültürel bütünlük başlıklarını yüksek sesle tartıştığı bir dönemde, Türkiye’de bu meseleleri yıllar öncesinden gündeme taşıyan isimlerin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Burada önemli olan nokta şudur

Bir siyasetçiyi sevmek ya da sevmemek başka şeydir.
Toplumda neden karşılık bulduğunu doğru analiz etmek başka şey.

Bugün özellikle genç kuşaklarda, devlet refleksi güçlü, Atatürkçü, seküler, ama aynı zamanda güvenlik hassasiyeti yüksek yeni bir sosyolojik damar oluşuyor.

Bu damar kendisini yalnızca klasik sağ-sol ekseninde tanımlamıyor. Daha çok: “Devlet ayakta kalmalı, Türkiye kontrolünü kaybetmemeli, sınırlar korunmalı, ülke demografik baskı altında ezilmemeli” duygusuyla hareket ediyor.

Ümit Özdağ’ın yükselişini hazırlayan temel zemin de budur.

Elbette modern siyasette yalnızca güvenlik dili yetmez. Ekonomi, üretim, teknoloji, yapay zekâ, eğitim, kurumsallaşma, dış politika dengesi, gençlik vizyonu gibi alanlarda da güçlü projeler gerekir.

Zaten Mehmet Öğütçü’nün dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de budur.

Çünkü Türkiye artık yalnızca slogan değil; devlet yönetme kapasitesi görmek istiyor.

Ancak şu gerçek de inkâr edilemez:

Türkiye’de yeni dönem siyasetinde, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi artık görmezden gelinebilecek bir alanın dışına çıkmıştır.

Bugün mesele yalnızca bir partinin oy oranı değil; Türkiye’de oluşan yeni devlet refleksinin hangi siyasal merkezde şekilleneceğidir.

Bu nedenle Mehmet Öğütçü’nün yazısı kıymetlidir.

Çünkü peşin hüküm üretmeden, etiket siyasetinden uzak durarak, Türkiye’de oluşan yeni toplumsal ve siyasal zemini anlamaya çalışan stratejik bir perspektif ortaya koymaktadır.

Türkiye’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur: Bağıran değil analiz eden, etiketleyen değil anlamaya çalışan, kutuplaştıran değil devlet aklıyla düşünen bir yaklaşım.

yilmazparlar@yahoo.com

A New Era in Turkish Politics
Why the “Ümit Özdağ Phenomenon” Must Be Read Correctly

Mehmet Öğütçü’s recent article, “Can We Properly Understand the ‘Ümit Özdağ Phenomenon’ in Turkish Politics?”, is not merely a political profile analysis; it also offers a remarkable framework for understanding Turkey’s changing sociology, security reflexes, and emerging political searches.

For a long time, many circles in Türkiye have continued trying to interpret politics through outdated formulas: right vs. left, secular vs. anti-secular,
center vs. periphery, and old polarization narratives.

However, the world has entered a completely different era.

Today, societies are no longer discussing only the economy.
Border security, identity, belonging, demographic transformation, migration pressure, geopolitical fragility, state capacity, and the cultural erosion created by the digital age are now at the center of politics.

This reality lies behind the rise of new political reflexes from the United States to Europe.

And Türkiye, because of its geographical position, is one of the countries experiencing this transformation most intensely.

That is precisely why it would be a major mistake to evaluate Ümit Özdağ and the Zafer Party merely through daily political polemics.

Because what is emerging here is not simply a political party;
it is the rise of a growing security reflex in Türkiye, a search for stronger state capacity, concerns over uncontrolled migration, sensitivity toward national sovereignty, and a desire for social belonging.

One of the most important aspects of Mehmet Öğütçü’s article is exactly this point.

The article moves Ümit Özdağ beyond the category of a “marginal politician” and presents him as a figure capable of geopolitical analysis, possessing strong state reflexes, producing strategic perspectives, and potentially shaping the future direction of Turkish politics.

This represents a significant turning point.

For years in Türkiye, security concerns were often discussed only at the slogan level.

But global realities are changing.

At a time when even Europe openly debates irregular migration, border security, demographic pressure, national identity, and cultural cohesion, figures who raised these issues years earlier in Türkiye deserve to be reassessed.

The essential point is this:

Liking or disliking a politician is one thing.
Correctly understanding why that politician resonates with society is another.

Today, especially among younger generations, a new sociological current is emerging: state-conscious, Atatürkist, secular,
yet simultaneously highly sensitive to security concerns.

This current does not define itself solely through the traditional right-left spectrum.

Rather, it is driven by the belief that: “The state must remain strong,
Türkiye must not lose control, borders must be protected,
and the country must not collapse under demographic pressure.”

This is the very foundation behind Ümit Özdağ’s political rise.

Of course, in modern politics, security discourse alone is not enough.

Strong visions are also required in: economy, production, technology,
artificial intelligence, education, institutionalization, foreign policy balance, and youth-oriented policies.

Indeed, this is another critical point highlighted by Mehmet Öğütçü.

Because Türkiye no longer wants slogans alone;
it wants to see state-management capacity.

Yet one reality can no longer be denied:

In the new era of Turkish politics, Ümit Özdağ and the Zafer Party have moved beyond a position that can simply be ignored.

The issue today is not merely a party’s vote percentage;
it is about which political center will shape the new state reflex emerging in Türkiye.

That is why Mehmet Öğütçü’s article is valuable.

Because without prejudice and away from the politics of labeling, it attempts to understand the new social and political ground forming in Türkiye through a strategic perspective.

And this is exactly what Türkiye needs most today:
not voices that shout, but minds that analyze; not those who label, but those who seek to understand; not those who polarize, but those who think with the wisdom of the state.

yilmazparlar@yahoo.com

İTO Mayıs 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar





  

İTO Mayıs 2026 Meclis Toplantısı

İTO Meclisinde Güçlü Mesaj

“Türkiye Artık Avrupa’nın Yönünü Belirleyen Stratejik Güç”

İstanbul Ticaret Odası’nın 14 Mayıs 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm sürecinde Türkiye’nin kritik rolüne dikkat çekti.



Avdagiç, Türkiye’nin artık yalnızca bölgesel değil; Avrupa’nın ekonomik güvenliği, üretim kapasitesi ve tedarik zinciri açısından belirleyici ülkelerden biri haline geldiğini vurguladı.

Küresel ticaret dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye’nin önüne “tarihsel fırsat penceresi” açıldığını belirten Avdagiç, asıl meselenin bu fırsatları stratejik dönüşüme çevirebilmek olduğunu söyledi.

Türkiye Yeni Dünyanın Üretim Üssü Olabilir

“Menüde Değil, Masada Olan Ülke”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin yalnızca transit geçiş noktası değil; enerji, lojistik, sanayi ve ticaretin kesişim merkezi olabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

Özellikle Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Karadeniz lojistiği ve Doğu Akdeniz bağlantılarının Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri yapabileceğini belirten Avdagiç, şu mesajı verdi:

“Türkiye artık menüde değil, masada yer alan aktörlerden biridir.”

Avrupa’nın üretim güvenliği arayışında Türkiye’nin stratejik partner konumuna yükseldiğine dikkat çekilen toplantıda; elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, yeşil çelik, temiz enerji ekipmanları ve savunma sanayiinde Türkiye’nin kritik rol üstlenebileceği ifade edildi.

İTO’dan Kritik Uyarı

“Sorun Sadece Enflasyon Değil”

Mayıs ayı meclis toplantısında ekonomiye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, Türkiye’nin temel probleminin yalnızca enflasyon olmadığını söyledi.

Özellikle üretim maliyetlerinin verimlilik artışını aşmasının ve emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün azalmasının en önemli risklerden biri olduğuna dikkat çeken Avdagiç, Türk sanayisinin tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini belirtti.

Yüksek faiz, finansmana erişim sorunları ve enerji maliyetlerine rağmen reel sektörün fedakârlıkla ayakta kaldığını söyleyen Avdagiç, Türkiye’nin rekabetçiliğini kaybetmeden büyümesini sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

“Türkiye’nin Tüccarı Beyaz Atlı Prens Gibi Mücadele Ediyor”

İTO Meclisi’nde en dikkat çeken mesajlardan biri de KOBİ’ler ve tüccarlara yönelik oldu.

Şekib Avdagiç, Anadolu’nun üreticisi ve tüccarının tüm ekonomik zorluklara rağmen pes etmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kimse kurtarıcı beklemiyor. Herkes kendi çözümünü üretmeye çalışıyor. Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir.”

Bu sözler, salonda büyük yankı uyandırırken; üretim, ihracat ve istihdamın arkasındaki gerçek gücün sahadaki girişimciler olduğu mesajı öne çıktı.

İhracatta Türkiye Etkisi

“Batılı Pazarların İlk Tercihi Türkiye”

Nisan ayında ihracatta yaşanan güçlü yükselişi değerlendiren Şekib Avdagiç, Batılı ülkelerin ani tedarik ihtiyaçlarında ilk adres olarak Türkiye’ye yöneldiğini söyledi.

Türkiye’nin coğrafi avantajı, üretim altyapısı ve hızlı tedarik kabiliyeti sayesinde küresel sistemde öne çıktığını belirten Avdagiç, bu yükselişin kalıcı hale gelmesi gerektiğini vurguladı.

Yatırım Hamlesine Destek

“Türkiye Yüzyılı Vizyonuna Güç Katacak”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nı desteklediklerini belirtti.

Yeni vergi teşvikleri, yatırım dostu düzenlemeler ve dijital dönüşüm desteklerinin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını ifade eden Avdagiç, özellikle imalatçı ihracatçılar için sağlanan avantajların üretime önemli katkı sunacağını söyledi.

İTO Meclisinden Güçlü Vizyon Mesajı

İstanbul Ticaret Odası’nın Mayıs ayı meclis toplantısı, yalnızca ekonomik değerlendirmelerin yapıldığı bir oturum değil; aynı zamanda Türkiye’nin yeni küresel düzende üstlenebileceği role ilişkin güçlü vizyon mesajlarının verildiği stratejik bir platform oldu.

Toplantıda öne çıkan ortak mesaj ise netti:

Türkiye, üretimiyle, ticaretiyle, lojistik gücüyle ve girişimci ruhuyla yeni dönemin en kritik ülkelerinden biri olmaya hazırlanıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Istanbul Chamber of Commerce May 2026 Assembly Meeting

Strong Message at the ITO Assembly

“Türkiye Is Now a Strategic Power Shaping Europe’s Direction”

Speaking at the May 2026 Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce held on Thursday, May 14, 2026, ITO President Şekib Avdagiç highlighted Türkiye’s critical role in the ongoing transformation of the global economy.

Avdagiç emphasized that Türkiye is no longer merely a regional actor, but has become one of the decisive countries in terms of Europe’s economic security, production capacity, and supply chains.

Pointing out that a “historic window of opportunity” has opened before Türkiye during this period of global trade realignment, Avdagiç stated that the real challenge is transforming these opportunities into strategic advantages.

Türkiye Could Become the Production Hub of the New World

“A Country Sitting at the Table, Not on the Menu”

ITO President Şekib Avdagiç stated that Türkiye is not merely a transit route, but a country with the potential to become the intersection point of energy, logistics, industry, and trade.

Highlighting the Middle Corridor, the Development Road Project, Black Sea logistics, and Eastern Mediterranean connections, Avdagiç noted that these initiatives could position Türkiye among the world’s major trade hubs.

He delivered the following striking message:

“Türkiye is no longer on the menu, but among the actors sitting at the table.”

During the meeting, it was also emphasized that Türkiye is becoming a strategic partner for Europe’s production security, especially in electric vehicles, battery technologies, green steel, clean energy equipment, and the defense industry.

Critical Warning from the ITO

“The Problem Is Not Only Inflation”

Making remarkable evaluations regarding the economy during the May assembly meeting, Şekib Avdagiç stated that Türkiye’s primary economic challenge is not limited to inflation alone.

He underlined that one of the most serious risks is the rise in production costs surpassing productivity growth, alongside the decline in competitiveness in labor-intensive sectors.

Despite high interest rates, financing difficulties, and increasing energy costs, Avdagiç stated that Turkish industry continues to produce with determination and sacrifice. He stressed that Türkiye must continue its growth journey without losing its competitive strength.

“Türkiye’s Merchants Are Fighting Like White Knights”

One of the most memorable messages of the ITO Assembly was directed toward SMEs and merchants.

Şekib Avdagiç emphasized that producers and traders across Anatolia continue their struggle despite economic hardships, stating:

“Nobody is waiting for a savior. Everyone is trying to create their own solution. Türkiye’s merchants are the white knights of Türkiye.”

These words resonated strongly in the hall, reinforcing the idea that the true driving force behind production, exports, and employment is the entrepreneurial spirit on the ground.

Türkiye’s Growing Impact on Exports

“Türkiye Is the First Choice of Western Markets”

Evaluating the strong increase in exports recorded in April, Şekib Avdagiç stated that Western countries are increasingly turning to Türkiye as their first destination for urgent supply needs.

He emphasized that Türkiye is gaining prominence in the global system thanks to its geographical advantage, industrial infrastructure, and rapid supply capability, adding that this momentum should be transformed into long-term success.

Support for the Investment Initiative

“It Will Strengthen the Vision of the Century of Türkiye”

ITO President Şekib Avdagiç expressed support for the “Century of Türkiye: Strong Investment Hub Program” announced by President Recep Tayyip Erdoğan.

Avdagiç stated that new tax incentives, investment-friendly regulations, and digital transformation support packages would strengthen Türkiye’s global competitiveness. He also noted that the incentives provided for manufacturing exporters would significantly contribute to domestic production.

A Strong Vision Message from the ITO Assembly

The May Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce was not merely a platform for economic evaluations; it also became a strategic forum where strong vision messages regarding Türkiye’s future role in the new global order were delivered.

The common message emerging from the meeting was clear:

Türkiye is preparing to become one of the most critical countries of the new era with its production power, trade capacity, logistics strength, and entrepreneurial spirit.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi-Dünya Gündemi-Yılmaz Parlar





 

Küresel Sorumluluk Vurgusu

 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Dünyanın Gündemi İstanbul’da Masaya Yatırıldı

“Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur”

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, dünyanın farklı coğrafyalarından devlet adamlarını, diplomatları, akademisyenleri, dini liderleri, iş insanlarını ve kanaat önderlerini İstanbul’da bir araya getirdi.

WOW Otel & Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirve; savaşlardan enerji krizine, küresel barıştan kadın haklarına, çevre sorunlarından ekonomik dönüşüme kadar birçok kritik başlığın ele alındığı uluslararası bir diplomasi ve fikir platformuna dönüştü.

Zirvenin ana mottosu olan “Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur” mesajı, farklı görüşlerin özgürce tartışıldığı küresel diyalog anlayışını bir kez daha ortaya koydu.

Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi Tartışıldı

Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan:

“Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le Birlikte Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi”

Başlıklı oturumda; enerji güvenliği, küresel göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve savaşların dünya piyasalarına etkileri masaya yatırıldı.

Kuzey Makedonya Enerji Bakanı Sanja Božinovska’dan, Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos’a; Hırvatistan eski Başbakanı Jadranka Kosor’dan Romanya Prensi Radu’ya kadar birçok önemli isim aynı platformda buluştu.

Oturumda özellikle;

enerji arz güvenliği,

savaş sonrası ekonomik yeniden yapılanma,

Avrupa’nın enerji politikaları,

bölgesel iş birlikleri,

sürdürülebilir kalkınma stratejileri

üzerinde duruldu.

Uluslararası katılımcılar, dünyada artan jeopolitik gerilimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, insani ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu vurguladı.

Küresel Barış İçin Ortak Mesaj

3. Oturum, “Küresel Barış”

Marmara Grubu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Lale Aytaç Nalbant moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Küresel Barış” oturumu, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.

Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo, Lübnan eski Başbakanı Hassan Diab, Moldova eski Başbakanları Chiril Gaburici ve Dumitru Braghis, Polonya eski Başbakanı Marek Belka ile Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Jack McConnell’in katıldığı oturumda; savaşların insanlık üzerindeki etkileri, diplomatik çözüm yolları ve yeni dünya düzeni tartışıldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen kutuplaşmaya karşı diplomasi, diyalog ve çok taraflı iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kalıcı barışın ancak ortak akıl ve karşılıklı anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti.

“Su ve Yeşilin Tükendiği Bir Gezegende Yaşamak” Oturumuna Büyük İlgi

4. Oturum,

“Avrasya Ekonomi Zirvesi Küresel Sorumluluk Platformudur”

Konu:

“Su ve yeşilin tükendiği bir gezegende yaşamak”

Zirvenin en anlamlı ve en stratejik başlıklarından biri olarak öne çıkan bu oturumda, insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditler kapsamlı şekilde ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, tarımsal krizler, çevresel göçler ve sürdürülebilir yaşam modelleri üzerine yapılan değerlendirmeler; yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin kaderini belirleyecek küresel bir alarm niteliği taşıdı.

Farklı dinlerden ruhani liderlerin, devlet adamlarının, akademisyenlerin ve ekonomi temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması; çevre sorunlarının artık sadece ekolojik değil aynı zamanda ekonomik, sosyal, ahlaki ve insani bir mesele olduğunu ortaya koydu.

Ekümenik Patrik Bartholomeos, Şeyh-ülislam Allahşükür Paşazade, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Danilo Türk ve birçok uluslararası ismin katıldığı oturumda; dünyanın geleceği için ortak sorumluluk anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kadın Hakları ve Demokrasi Zirvenin En Güçlü Mesajlarından Biri Oldu

5. Oturum:

“Demokrasi, Kadınlar ve Barışın Geleceği”

“Gücün Hukuku Yeniden Yazdığı Bir Dünyada: Kadın Hakları”

Kadın hakları, demokrasi ve barış ilişkisini merkeze alan bu oturum, zirvenin en güçlü sosyal mesajlarından birini verdi. Dünyada artan savaşlar, siyasi krizler ve güç mücadeleleri içerisinde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alınırken; toplumsal barışın kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayattaki etkinliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Uluslararası katılımcılar; kadın haklarının yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda demokratik toplumların temel güvenlik ve kalkınma unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğünün zayıfladığı dönemlerde en büyük mağduriyetleri kadınların yaşadığına dikkat çekilen oturumda, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının artırılması gerektiği mesajı verildi.

Farklı ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler ve diplomasi temsilcileri; kadınların barış süreçlerinde aktif rol üstlenmesinin, küresel istikrar açısından kritik önemde olduğu konusunda ortak görüş bildirdi.

Zirvede Göz Dolduran Stand, LORIS

Zirvenin dikkat çeken markalarından biri de Loris oldu.

Loris, premium parfüm koleksiyonlarıyla katıldığı 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde iş dünyası, diplomasi ve farklı sektörlerden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Markanın özellikle Niche ve Kreasyon koleksiyonları, özgün koku profilleri ve kalıcılığıyla öne çıktı.

Uluslararası platformlarda marka bilinirliğini artırmayı hedefleyen Loris, zirve boyunca gerçekleştirdiği temaslarla global büyüme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyesini premium segmentte güçlendirmeyi sürdüren marka, üretim kapasitesi ve ihracat ağıyla sektörün dikkat çeken temsilcileri arasında yer aldı.

Manisa Mesir Macunu Standı Yoğun İlgi Gördü

Zirvenin renkli ve geleneksel atmosfer oluşturan standlarından biri de Manisa Belediyesince Manisa Mesir Macunu standı oldu. Katılımcılara ikram edilen mesir macunu, hem yerli hem yabancı davetlilerin büyük ilgisini çekti.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan tarihiyle bilinen mesir macunu; onlarca baharat ve doğal ürünün karışımından oluşan geleneksel bir şifa kültürü olarak tanınıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu özel lezzet, Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası misafirlere tanıtma açısından da önemli bir rol oynadı.

Zirve boyunca standı ziyaret eden konuklara mesir macunu dağıtılırken, Türk kültürünün geleneksel tatları da büyük beğeni topladı.

yilmazparlar@yahoo.com

The World Agenda Discussed at the 29th Eurasian Economic Summit

Global Responsibility Emphasis:

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, brought together statesmen, diplomats, academics, religious leaders, business figures, and opinion leaders from different parts of the world in Istanbul.

Held at WOW Hotel & Convention Center, the summit transformed into an international diplomacy and idea platform where many critical issues were discussed, ranging from wars to the energy crisis, from global peace to women’s rights, and from environmental problems to economic transformation.

The summit’s main motto, “Eurasian Economic Summits Are a Free Platform,” once again highlighted the importance of global dialogue where different opinions can be discussed freely.

Energy and Economy in the Post-War World Discussed

One of the summit’s most remarkable sessions was titled:

“Energy and Economy in the Post-War World Together with War, Terror, Conflict and Forced Migration”

During the session, energy security, global migration movements, economic fragilities, and the impact of wars on world markets were discussed extensively.

Important international figures participated in the panel, including North Macedonian Energy Minister Sanja Božinovska, former Greek Foreign Minister Dimitris Avramopoulos, former Croatian Prime Minister Jadranka Kosor, and Prince Radu of Romania.

The discussions mainly focused on:

energy supply security,

post-war economic restructuring,

Europe’s energy policies,

regional cooperation,

sustainable development strategies.

Participants emphasized that rising geopolitical tensions create not only political but also economic, humanitarian, and social consequences worldwide.

A Common Message for Global Peace

Session 3: “Global Peace”

Moderated by Marmara Group Foundation Board Member Lale Aytaç Nalbant, the “Global Peace” session became one of the summit’s most significant moments.

The session featured high-level participants including Bosnia and Herzegovina Chairwoman of the Council of Ministers Borjana Kristo, former Lebanese Prime Minister Hassan Diab, former Moldovan Prime Ministers Chiril Gaburici and Dumitru Braghis, former Polish Prime Minister Marek Belka, and UK House of Lords member Jack McConnell.

The panel addressed the humanitarian consequences of wars, diplomatic solution mechanisms, and the emerging global order.

Participants stressed that diplomacy, dialogue, and multilateral cooperation are essential against increasing global polarization, emphasizing that lasting peace can only be achieved through mutual understanding and common wisdom.

Great Interest in the Session:

“Living on a Planet Where Water and Green Are Depleting”

Session 4:

“The Eurasian Economic Summit Is a Platform of Global Responsibility”

One of the most meaningful and strategic topics of the summit focused on environmental threats facing humanity. Climate change, depletion of water resources, agricultural crises, environmental migration, and sustainable living models were discussed in depth.

The session carried the character of a global warning not only for today but also for future generations.

The gathering of religious leaders, statesmen, academics, and economic representatives around the same table demonstrated that environmental problems are no longer merely ecological issues, but also economic, social, moral, and humanitarian concerns.

Participants emphasized the need to strengthen a shared sense of responsibility for the future of the world.

Women’s Rights and Democracy Became One of the Summit’s Strongest Messages

Session 5:

“Democracy, Women and the Future of Peace”

“Women’s Rights in a World Where Power Rewrites Law”

Focusing on the relationship between women’s rights, democracy, and peace, this session delivered one of the summit’s most powerful social messages.

As wars, political crises, and power struggles continue worldwide, the challenges faced by women were addressed while emphasizing that social peace is directly linked to women’s active participation in social, economic, and political life.

International participants stated that women’s rights are not only a matter of equality but also one of the fundamental pillars of democratic security and development.

The session highlighted that women often become the greatest victims during periods when the rule of law weakens, while also stressing the importance of increasing women’s representation in decision-making mechanisms.

Representatives from different countries agreed that women’s active participation in peace processes is critically important for global stability.

LORIS Became One of the Most Remarkable Stands at the Summit

One of the standout brands at the summit was LORIS.

Participating with its premium perfume collections, LORIS attracted significant attention from visitors coming from diplomacy, business, and various professional sectors. The brand’s Niche and Creation collections stood out with their unique fragrance profiles and lasting quality.

Aiming to strengthen its international brand recognition, LORIS once again demonstrated its global growth vision throughout the summit. Supporting its success story extending from Türkiye to the world with innovative products, the brand continues to expand with its strong production infrastructure and export network.

Manisa Mesir Paste Stand Drew Major Attention

One of the summit’s most colorful and traditional stands belonged to the Manisa Municipality’s Mesir Paste presentation.

The famous Mesir Paste, offered to participants, attracted great interest from both local and international guests.

Known for its history dating back to the Ottoman era, Mesir Paste is recognized as a traditional healing culture made from dozens of spices and natural ingredients. Included in UNESCO’s Intangible Cultural Heritage List, this special delicacy played an important role in introducing Türkiye’s rich cultural heritage to international visitors.

Throughout the summit, guests visiting the stand were offered Mesir Paste while traditional Turkish flavors received widespread appreciation.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Mayıs 2026 Cuma

SKAL Mayıs 2026 Toplantısı-Yılmaz Parlar





 

İstanbul Kulübü -Birlikte Güçlüyüz

Turizmin Kalbinden

Başkan Mustafa Devrim Yalçın,“Turizm sadece ekonomi değil, kardeşliktir”

Türkiye’nin en köklü ve prestijli turizm sivil toplum kuruluşlarından SKAL İstanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını 7 Mayıs 2026 Perşembe günü Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres Otel’de gerçekleştirdi. 

Elite World Hotels Zincir oteller Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu ve Elite World Grand Genel Müdürü Merve Kadıoğlu Sönmez’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma, turizmin ülke ekonomisi ve sosyal dokudaki vazgeçilmez yerine güçlü vurgularla damga vurdu.

Açılış konuşmasını yapan SKAL İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Tülay Kurtuldu Saihoğlu, Genel Sekreter görevini üstlenip katılımcıları selamlayarak sektörün önde gelen isimlerini takdim etti.

Toplantıya; Geçmiş Dönem SKAL International Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, SKAL Türkiye - USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen, Geçmiş Dönem SKAL USDF Türkiye Başkanı Faik Alsaç, Yönetim Kurulu Üyeleri Tülay Kurtuldu Salihoğlu, Meltem Tepeler, ve çok sayıda geçmiş dönem Başkanları Selma Tatar, Can Arınel, Vedat başaran, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin başda olmak üzere kulüp üyeleri katılım sağladılar.

Ekonominin Sıkıntılı Döneminde Turizm Umut Işığıdır

SKAL İstanbul Kulübü Başkanı Mustafa Devrim Yalçın, yaptığı açılış konuşmasında ekonomik zorluklara rağmen turizm sektörünün dayanışma ve gelecek inşa etme gücüne dikkat çekti.

Yalçın, ev sahipleri Emel Elik Bezaroğlu ve Merve Kadıoğlu Sönmez’e teşekkür ederek şunları söyledi:

“Böyle bir dönemde bu güzel buluşmayı bizlere yaşattıkları için çok kıymetlidir. Turizm, sadece gelir kapısı değil; dostluk, barış ve ortak geleceğin anahtarıdır. SKAL ailesi olarak bu bilinçle çalışıyoruz.”

Başkan Yalçın, turizmin ülke tanıtımı, istihdam ve bölgesel kalkınmadaki stratejik rolünü vurgulayarak, “Her gelen misafir aslında ülkemizin elçisidir. Bizler bu bilinçle hareket etmeliyiz” dedi.

Elite World Grand’dan 50. Yılda 70 Otele Uzanan Hedef

Elite World Grand Genel Müdürü Merve Kadıoğlu Sönmez, konuşmasında Türkiye’nin köklü otel zincirlerinden Elite World Hotels’in 50. kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını belirterek, sektördeki güçlü vizyonlarını paylaştı:

“Yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da güçlü bir sosyal marka olarak büyümeye devam ediyoruz. Bugün 54 otelimizle hizmet veriyoruz. Hedefimiz 2030 yılına kadar 70 otele ulaşmak.”

Sönmez, otelin etkinlik altyapısı, bölgeye katkıları ve sosyal hayatı hareketlendirme misyonunun altını çizerek, Bu değerli buluşmaya ev sahipliği yapmak bizim için gururdur”ifadelerini kullandı.

Balıkesir’den Diyarbakır’a, Eskişehir’den İstanbul’a Turizm Köprüsü

Toplantıda SKAL’ın Türkiye genelindeki projelerine de geniş yer verildi. SKAL İstanbul Kulübü Başkanı Mustafa Devrim Yalçın, SKAL Balıkesir açılışına, Mezopotamya SKAL Kulübü ile ortak Dünya SKAL Günü kutlamalarına değinerek, Güneydoğu Anadolu insanının misafirperverliğini övgüyle anlattı.

Eskişehir SKAL Kulübü’nün 50. Turizm Haftası (15-22 Nisan 2026) kapsamında düzenlediği paneller, rehber eğitimleri ve kültür turları hakkında bilgi verildi. 23 Nisan’da öğrencilerle gerçekleştirilen anlamlı buluşma, turizm eğitiminin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Otizmli Bireylere Destek ve Florımond Volckaert Fonu

Toplantının en duygusal anlarından biri, Pour La Bonte Derneği standında otizmli bireylerin ürettiği ürünlerin sergilenmesi ve SKAL üyelerinin bu ürünlere yoğun ilgi göstererek satın alması oldu. İstihdam ve sosyal hayata katılım konusunda yapılan çalışmalar takdir topladı.

Başkan Mustafa Devrim Yalçın’ın davetiyle söz alan Geçmiş Dönem SKAL International Dünya Başkanı Hülya AslantaşFlorimond Volckaert Fonu hakkında önemli bilgiler paylaştı. Aslantaş, SKAL’ın kurucu başkanının adını taşıyan bu yardımlaşma fonunun, dünya genelindeki SKAL üyeleri ve yakın aile bireylerinin zor zamanlarında yanlarında olduğunu belirterek, “Bu fon, SKAL kardeşliğinin en somut örneğidir” dedi.

İBB’den Tarihi Yarımada’ya Hızlı Ulaşım Müjdesi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Ümit Öztürk, toplantıda yaptığı konuşmada turizm altyapısına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öztürk, tarihi yarımadaya ulaşımda yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, Artık Kapalı Çarşı’ya bir buçuk saatte gidilip bir buçuk saatte dönülmeyecek. 2021’de imzalanan projeyle bu süre 17 dakikaya inecek müjdesini verdi.

Yeni Üye Metin Sevindik’e Rozet Takıldı

Toplantının son bölümünde, SKAL ailesine katılan yeni üye Metin Sevindik için geleneksel rozet takma ritüeli gerçekleştirildi. Sevindik, turizm camiasına katkı sunmak için heyecanlı olduğunu belirtti.

Mutfak Ekibi Sahne Aldı,Toplantının Sonu Aile Fotoğrafıyla

Toplantı boyunca kusursuz hizmeti ve lezzet menüsüyle unutulmaz bir deneyim sunan mutfak ve restoran ekibi sahneye davet edilerek ayakta alkışlandı. Toplu aile fotoğrafı çekiminin ardından SKAL İstanbul’un bu anlamlı buluşması sona erdi.

SKAL İstanbul Kulübü ve Başkan Mustafa Devrim Yalçın’ın öncülüğünde düzenlenen bu toplantı, turizmin sadece bir sektör değil; aynı zamanda dayanışma, eğitim, istihdam ve sosyal sorumluluk ekseninde yükselen bir değer olduğunu bir kez daha kanıtladı. Turizme verilen değer, ülkenin geleceğine verilen değerdir.

yilmazparlar@yahoo.com

SKAL Istanbul Club – Together We Are Strong

From The Heart Of Tourism

President Mustafa Devrim Yalçın, “Tourism is not just economy, it is brotherhood”

One of Turkey’s most deep-rooted and prestigious tourism civil society organizations, SKAL Istanbul Club, held its traditional monthly meeting on Thursday, May 7, 2026, at the Elite World Grand Istanbul Basın Ekspres Hotel.

The gathering, hosted by Emel Elik Bezaroğlu, Board Member responsible for Sales and Marketing of Elite World Hotels Chain, and Merve Kadıoğlu Sönmez, General Manager of Elite World Grand, left a strong mark with powerful emphasis on tourism’s indispensable role in the country’s economy and social fabric.

The opening speech was delivered by Tülay Kurtuldu Saihoğlu, Board Member of SKAL Istanbul Club, who undertook the role of Secretary General, greeted the participants, and introduced leading names of the sector.

Attending the meeting were: Past SKAL International World President Hülya Aslantaş, SKAL Turkey – USDF Board Member Ayşe Önen, Past SKAL USDF Turkey President Faik Alsaç, Board Members Tülay Kurtuldu Salihoğlu and Meltem Tepeler, numerous past presidents including Selma TatarCan ArınelVedat Başaran, as well as Müberra Eresin, President of the Hotel Association of Turkey (TÜROB), along with many club members.

Tourism Is a Beacon of Hope in Times of Economic Hardship

SKAL Istanbul Club President Mustafa Devrim Yalçın, in his opening speech, drew attention to the tourism sector’s power of solidarity and future-building despite economic difficulties.

Thanking the hosts Emel Elik Bezaroğlu and Merve Kadıoğlu Sönmez, Yalçın said:

“It is extremely valuable that you have made this beautiful gathering possible for us in such a period. Tourism is not just a source of income; it is the key to friendship, peace, and a shared future. As the SKAL family, we work with this awareness.”

President Yalçın emphasized the strategic role of tourism in national promotion, employment, and regional development, stating: “Every guest who comes is actually an ambassador of our country. We must act with this consciousness.”

Elite World Grand’s Goal: From 50th Anniversary to 70 Hotels

Merve Kadıoğlu Sönmez, General Manager of Elite World Grand, stated that they are celebrating the 50th anniversary of Elite World Hotels, one of Turkey’s most established hotel chains, and shared their strong vision for the sector:

“We continue to grow as a strong social brand not only in Turkey but also internationally. We currently serve with 54 hotels. Our goal is to reach 70 hotels by 2030.”

Sönmez underlined the hotel’s event infrastructure, contributions to the region, and mission to revitalize social life, adding: “It is an honor for us to host this valuable gathering.”

A Tourism Bridge from Balıkesir to Diyarbakır, from Eskişehir to Istanbul

The meeting also extensively covered SKAL’s projects across Turkey. SKAL Istanbul Club President Mustafa Devrim Yalçın touched upon the opening of SKAL Balıkesir and the joint World SKAL Day celebrations with the Mesopotamia SKAL Club, praising the warmth and hospitality of the people of Southeastern Anatolia.

Information was shared about the panels, guide trainings, and cultural tours organized by the Eskişehir SKAL Club within the scope of the 50th Tourism Week (April 15–22, 2026). The meaningful gathering held with students on April 23 once again demonstrated the importance of tourism education.

Support for Autistic Individuals and the Florimond Volckaert Fund

One of the most emotional moments of the meeting was the exhibition of products made by autistic individuals at the stand of the Pour La Bonte Association, where SKAL members showed great interest and purchased these products. Efforts to support employment and social participation were widely appreciated.

At the invitation of President Mustafa Devrim Yalçın, Past SKAL International World President Hülya Aslantaş shared important information about the Florimond Volckaert Fund. Aslantaş noted that this solidarity fund, named after SKAL’s founding president, stands by SKAL members and their immediate family members worldwide in times of need, saying: “This fund is the most concrete example of SKAL brotherhood.”

Good News from IMM

Fast Transportation to the Historic Peninsula

Ümit Öztürk, Advisor to the Mayor of Istanbul Metropolitan Municipality (IMM), made striking statements regarding tourism infrastructure. Drawing attention to the transportation difficulties to the historic peninsula, Öztürk announced: “We will no longer take one and a half hours to go to the Grand Bazaar and one and a half hours to return. With the project signed in 2021, this duration will be reduced to 17 minutes.”

New Member Metin Sevindik Received His Pin

In the final part of the meeting, the traditional pinning ceremony was held for new member Metin Sevindik, who joined the SKAL family. Sevindik expressed his excitement to contribute to the tourism community.

Kitchen Team Takes the Stage – Meeting Ends with Family Photo

The kitchen and restaurant team, who provided an unforgettable experience throughout the meeting with their flawless service and delicious menu, were invited to the stage and given a standing ovation. After a group family photo, this meaningful gathering of SKAL Istanbul came to an end.

This meeting, organized under the leadership of SKAL Istanbul Club and President Mustafa Devrim Yalçın, once again proved that tourism is not just a sector, but a value that rises on the axis of solidarity, education, employment, and social responsibility. The value given to tourism is the value given to the future of our country.

yilmazparlar@yahoo.com

Türk Siyasetinde Yeni Dönem-Yılmaz Parlar

  ANA SAYFA SİYASET EKONOMİ SEKTÖRLER SAĞLIK BİLİŞİM GÜNCEL TURİZM GASTRONOMİ SANAT ...