15 Mart 2025 Cumartesi

CEO Ece Şahin’den Başarılı İhracat Hamleleri-Yılmaz Parlar





 CEO Ece Şahin’den Başarılı İhracat Hamleleri

Şahin Şirketler Grubu Müşteri Memnuniyetinde Zirvede,

Şahin Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Cemal Şahin’in liderliğinde, yapı malzemeleri sektöründe başarısını sürdüren grup, müşteri memnuniyeti ve ihracat faaliyetleriyle adından söz ettiriyor. 



Grubun CEO’su Ece Şahin ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, şirketin faaliyetleri, hizmet kalitesi ve uluslararası başarıları üzerine kapsamlı bilgiler edindik.

Şahin Şirketler Grubu'nun yapı sektöründeki başarısının sırrını şu sözlerle açıkladı; 

Müşterilerimize, en kapsamlı çözüm portföyünü sunmak için alanında lider üretici ve çözüm ortakları ile iş birliği yapıyoruz.

Satış öncesi ve sonrasında üstün hizmet kalitesi ile yüksek müşteri memnuniyeti sağlamayı hedefleyiyoruz.

Şahin Yapı olarak, yeterlilik testlerinden geçmiş ve sertifikalı ürünleri müşterilerimize sunarak güvenilirliği sürdürüyoruz.

Müşterilerimizin zaman değerlerini bilerek, verdiğimiz sözleri zamanında yerine getiriyoruz. 

Müşterilerimize tüm malzemeleri tek tedarikçiden temin etme olanağı sunarak, zaman, enerji ve fiyat konusunda önemli tasarruf imkanı sağlıyoruz.

Geniş ürün portföyümüz ile müşterilerimize 

hizmet sunan Şahin Yapı olarak, çevre dostu malzemeleri kullanarak sürdürülebilir bir gelecek için de önemli adımları atmaya devam ediyoruz.



Geniş Ürün Portföyü ve Yüksek Hizmet Kalitesi

Aldığımız bilgiler ışığında; 

Şahin Şirketler Grubu 10 binden fazla ürün çeşidini içeren geniş bir portföy ile müşterilerine hizmet sunmaktadır. 

Şirket, yapı sektöründe en kaliteli ve sertifikalı ürünleri bir araya getirerek müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını tek bir tedarikçiden karşılamalarına olanak sağlamaktadır. 

Bu da zaman, enerji ve maliyet açısından önemli tasarruflar sağlamaktadır.

Şahin Yapı, satış öncesi ve satış sonrası hizmetlerde gösterdiği üstün başarıyla müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı başarmıştır. 

Şirket, müşteri taleplerini sürekli karşılamak ve zamanında teslimat yapmak konularında titiz bir çalışma yürütmektedir. Aynı zamanda, çevre dostu malzemeler kullanarak sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemektedir.

İhracatta Büyük Başarı

Şahin Şirketler Grubu CEO’su Ece Şahin, ihracat faaliyetlerini de başarılı bir şekilde yürütmektedir. 

Yapı sektöründeki uzmanlığı ve müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde, yurtdışındaki ithalatçı firmalar, kaliteli malzemeleri tek bir yerden almanın avantajını yaşamaktadır. 

Şirketin geniş ürün gamı, farklı pazarlarda önemli bir tercih sebebi olmaktadır.

Ece Şahin, müşteri memnuniyetini sürekli kılmak için teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve yenilikleri hizmetlerine entegre ettiklerini vurguladı. 

Şahin Yapı’nın müşteri odaklı çalışma prensibi, sektördeki başarısının anahtarı olarak öne çıkıyor.

Kaliteden Ödün Vermeyen Hizmet Anlayışı

Şahin Yapı Malzemeleri, yeterlilik testlerinden geçmiş ve sertifikalı ürünleri müşterilerine sunarak güvenilir bir iş ortağı olarak kabul ediliyor. 

Müşterilerine zamanında teslimat yaparak iş ortaklarının memnuniyetini daima ön planda tutuyor.

Şirket Hakkında

Şahin Şirketler Grubu, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri takip ederek, müşteri beklentilerini en iyi şekilde karşılamak amacıyla alanında lider üretici ve çözüm ortakları ile çalışıyor. 

Yapı malzemeleri sektöründeki uzmanlığı ile her geçen gün büyüyen Şahin Yapı, kalite, güven ve müşteri memnuniyeti üzerine inşa ettiği başarısını uluslararası arenaya da taşımaya devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Şubat 2025 Cuma

Türk Dünyasının Kadim Halkı Karapapaklar, Kalpağı Ve Madalyası-Yılmaz Parlar





   Türk Dünyasının Kadim Halkı Karapapaklar, Kalpağı Ve Madalyası

İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Karapapak Türkleri Birliği Kurucu Genel Başkanı Dr. Seyfullah Türksoy ile yaptığımız söyleşide  Karapapak Türklerinin tarihî kökenleri, göç yolları ve günümüzdeki durumlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türk dünyasının bilge sesi, tarih bilinciyle donanmış bir lider, kalemiyle ve fikirleriyle Türk milletine ışık tutan bir münevver...

Dr. Seyfullah Türksoy, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda Türk dünyasının kaderini değiştiren bir dava adamıdır.

Onun bilgi ve vizyonu, Karapapak Türklerinin tarihini, kültürünü ve geleceğini şekillendiren bir pusula gibidir. Bugüne kadar yaptığı çalışmalarla yalnızca bilim dünyasına değil, Türk milletinin yüreğine de dokunmuş olan Dr. Türksoy, Karapapakların kimliğini, tarihini ve haklı mücadelesini anlatan en güçlü seslerden biridir.

Karapapak Türklerinin kökenleri ve tarihi üzerine gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide, Dr. Seyfullah Türksoy'un değerli görüşleriyle ışık tutuyoruz...

Tarihsel ve Kültürel Bağlam

Karapapak Türkleri kimlerdir? Türk dünyası içindeki tarihî ve kültürel yerleri nedir?

Karapapak kalpağının tarihî ve sembolik anlamı nedir? Bu kalpak, geçmişte kimler tarafından kullanılmıştır?

Karapapak kalpağı sadece bir başlık mıdır, yoksa bir kimlik ve aidiyet sembolü müdür?

Günümüzde bu kalpağı kültürel miras olarak yaşatmak için neler yapılıyor?

Madalyanın Anlamı Ve Önemi

Karapapak madalyası nasıl ortaya çıktı? Kimlere ve hangi kriterlere göre verilmektedir?

Bu madalyanın Türk dünyasındaki önemi ve anlamı nedir?

Madalyanın dizaynı ve sembollerinde hangi anlamlar gizli?

Günümüzde Karapapak Kültürünün Yaşatılması

Karapapak kimliğini ve kültürünü gelecek nesillere aktarmak için hangi çalışmalar yapılmalıdır?

Kültürel mirasın korunması için devletler ve sivil toplum kuruluşları nasıl destek olabilir?



Kadim Bir Türk Boyu, Karapapaklar

Dr. Seyfullah Türksoy'un açıklamalarına göre, Karapapaklar köklü bir Türk boyu olup tarih sahnesine Kıpçaklarla birlikte çıkmıştır. Ancak Kafkasya'ya geldiklerinde Oğuzlarla iç içe geçerek bu toplulukla kaynaşmışlardır. Bu nedenle Karapapak kültüründe hem Oğuz hem de Kıpçak izleri bulunmaktadır.

Karapapak Türklerinin Kafkasya'daki varlığı binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. 11. yüzyılda Gürcü Kralı IV. Davit'in davetiyle Orta Asya'dan Kafkasya'ya 40.000 Karapapak savaşçısı göç etmiştir. Bu askerler, Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alparslan'ın Anadolu'ya yönelik fetih hareketlerinde de yer almış ve tarih sahnesindeki etkilerini sürdürmüşlerdir.

Sürgünler ve Göçler

Karapapakların göçleri sadece savaşlarla sınırlı kalmamış, çeşitli dönemlerde zorunlu sürgünlerle de karşı karşıya kalmışlardır. Özellikle 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Anadolu'ya büyük göçler yaşanmıştır. Karapapaklar, öncelikle Kars'a yerleşmiş, buradan Anadolu’nun farklı bölgelerine dağılmışlardır. Bugün Türkiye'nin kırktan fazla ilinde Karapapak Türklerinin yaşadığı bilinmektedir.

Sovyetler Birliği döneminde de Karapapaklar büyük acılar yaşamıştır. 1936 ve 1939 yıllarında başlayan sürgünler, en ağır şekilde 14-15 Kasım 1944'te yaşanmıştır. Sovyet lideri Josef Stalin tarafından Çeçenler, Kırım Tatarları, Karaçaylar ve Ahıska Türkleri ile birlikte yaklaşık 98.000 Karapapak Türkü Sibirya ve Orta Asya'ya sürgün edilmiştir. Sürgün sırasında soğuk, açlık ve hastalık nedeniyle binlerce Karapapak hayatını kaybetmiştir. Ancak, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'daki Türk soydaşlarının desteğiyle hayatta kalanlar yeni yaşamlar kurmayı başarmıştır.

Karapapakların Yayılımı ve Nüfusu

Bugün Karapapak Türkleri, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, İran ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yaşamlarını sürdürmektedir. Rusya’nın Dağıstan bölgesinde de büyük bir Karapapak nüfusu bulunmaktadır. Moskova ve çevresinde ise sayılarının yüz binleri bulduğu tahmin edilmektedir. İran’da Sulduz, Urumiye, Karadağ ve Tebriz’de önemli Karapapak toplulukları vardır.

Türkiye’de en yoğun Karapapak nüfusu Kars’ta bulunmakta olup, Sivas, Ağrı, Muş, Amasya ve birçok ilde varlıklarını sürdürmektedirler. Türkiye’deki Karapapak nüfusunun yaklaşık 1.5 milyon ila 2 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Dünya genelinde ise yaklaşık 7 milyon Karapapak Türkü yaşamaktadır.

Borçalı, Karapapakların Anayurdu

Gürcistan’ın Borçalı bölgesi, Karapapakların en yoğun yaşadığı bölgelerden biridir. Borçalı’da 200’den fazla köyde Karapapak Türkleri yaşamaktadır ve toplam nüfusları 500.000 civarındadır. Eğer tarih boyunca yaşanan göçler olmasaydı, bugün Gürcistan’da 2 milyon Karapapak’ın yaşayacağı düşünülmektedir.

Borçalı bölgesi, 1918 yılında kısa süreliğine de olsa bir Karapapak devleti olan ‘Borçalı Karapapak Türk Cumhuriyeti’ne ev sahipliği yapmıştır. Emin Ağacaloğlu önderliğinde kurulan bu cumhuriyet, demokratik, laik ve üniter devlet anlayışına sahip olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesiyle büyük benzerlik göstermektedir. Ayrıca geçmişte Borçalı Sultanlığı ve Hanlığı gibi Karapapak yönetimlerine de ev sahipliği yapmıştır.

Kültürel ve Tarihî Miras

Karapapaklar, tarih boyunca sadece savaşçı kimlikleriyle değil, aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat ve siyasette de önemli roller üstlenmişlerdir. Osmanlı döneminde Hamidiye Alayları içinde yer alarak büyük kahramanlıklar göstermişlerdir. Bu alayların en meşhur liderlerinden biri, Sultan Abdülhamid tarafından ‘yelesiz aslan’ olarak anılan Mehrali Bey’dir. Osmanlı saflarında Ruslara ve Ermenilere karşı mücadele eden Mehrali Bey, Yemen’de şehit düşmüştür.

Bugün de Karapapak Türkleri, yaşadıkları coğrafyalarda kültürel varlıklarını sürdürerek Türk dünyasının önemli bir parçası olmaya devam etmektedirler. Dr. Seyfullah Türksoy’un vurguladığı gibi, Karapapak Türkleri hem Türkiye’yi hem de Azerbaycan’ı ana vatanları olarak kabul etmekte, aynı zamanda Türkistan coğrafyasıyla da güçlü bağlarını sürdürmektedirler.

Tarih boyunca pek çok zorlukla karşılaşmış olsalar da Karapapak Türkleri, güçlü kimlikleri, savaşçı ruhları ve kültürel miraslarıyla Türk dünyasının önemli bir parçası olmaya devam etmektedirler. Göçler, sürgünler ve savaşlar karşısında direnerek varlıklarını sürdüren Karapapaklar, geçmişten günümüze kadar süregelen birlik ve dayanışma ruhuyla Türk kültürüne önemli katkılar sunmaya devam etmektedirler.



Karapapak Kalpağı ve Karapapak Madalyası, Türk Dünyasının Onur Nişanesi

Türk dünyasının köklü ve asil topluluklarından biri olan Karapapak Türkleri, tarih boyunca cesaretleri, vatanseverlikleri ve kültürel miraslarıyla öne çıkmıştır. Bu kadim topluluğun en önemli simgelerinden biri olan Karapapak Kalpağı, yalnızca bir baş giysisi değil, aynı zamanda bir kimlik ve gurur sembolüdür. Aynı şekilde Karapapak Madalyası, tarihi derinliği ve taşıdığı yüksek anlamla Türk dünyasında özel bir yere sahiptir.

Karapapak Kalpağı, Onurun ve Cesaretin Sembolü

Karapapak Kalpağı, asırlardır bu topluluğun kimliğini temsil eden bir unsurdur. Sadece bir başlık değil, taşıyana cesaret, vakar ve birlik ruhu kazandıran önemli bir semboldür. Osmanlı’dan günümüze kadar gelen bu kalpak, tarih boyunca komutanların, devlet adamlarının ve savaşçılarının başını süslemiştir. Soğuğa karşı koruyucu yapısıyla bilinen bu özel giysi, Karapapakların zorlu coğrafyalarda verdikleri mücadeleyi ve dayanıklılıklarını simgeler. Dr. Seyfullah Türksoy’un bu konuda yaptığı vurgular, kalpağın sadece fiziksel değil, aynı zamanda manevi bir güç kaynağı olduğunun altını çizmektedir:

“Karapapak Kalpağı, yalnızca bir giysi değil, Türk dünyasının gururunu ve şerefini taşıyan bir semboldür. Onu taşıyan kişi, köklü bir mirasın temsilcisi olur.”

Karapapak Madalyası, Şanlı Bir Geçmişin Onurlu Yansıması

Karapapak Madalyası, Türk dünyasına hizmet eden, kültürel mirası yaşatan ve milletine değer katan kişilere verilen prestijli bir nişandır. Bu madalya, sadece üstün başarıların ve fedakârlıkların ödüllendirilmesi değil, aynı zamanda tarihi bir sorumluluğun gelecek nesillere aktarılmasını temsil eder. Madalyanın tasarımında kullanılan her bir sembol, Karapapakların tarihsel misyonunu ve ruhunu yansıtmaktadır.

Dr. Seyfullah Türksoy, Karapapak Madalyası’nın Türk dünyasındaki önemine şu sözlerle dikkat çekiyor:

“Bu madalya, sadece bir ödül değil; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür. Karapapakların kahramanlık ruhunu, azmini ve birlik anlayışını temsil eder.”

Madalyanın kimlere ve hangi kriterlere göre verildiğine dair açıklamalarda bulunan Dr. Türksoy, ödülün sadece bireysel başarıları değil, topluma ve Türk dünyasına sağlanan katkıları da göz önünde bulundurduğunu belirtiyor. Madalyayı alan her birey, sadece kendisi için değil, aynı zamanda Türk milletinin ortak gururu için bu onuru taşımaktadır.



Karapapak Kültürü, Geçmişten Geleceğe Taşınan Değerler

Karapapak Türkleri, kültürel miraslarını yaşatmaya ve genç nesillere aktarmaya büyük önem vermektedir. Geleneksel kıyafetlerinden müziklerine, sanatsal üretimlerinden tarihî miraslarına kadar birçok alanda kendine özgü bir kimlik oluşturan bu topluluk, Karapapak Kalpağı ve Madalyası gibi sembollerle varlığını daha da güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu nedenle, Karapapak Kalpağı ve Madalyası’nın önemi sadece geçmişe dair bir nostalji değil, aynı zamanda geleceğe dair bir yön gösterici olarak da değerlendirilmektedir. Dr. Seyfullah Türksoy’un liderliğinde yürütülen çalışmalar, bu kültürel değerlerin korunması ve tanıtılması için büyük bir adım niteliğindedir.

Karapapak Ruhu Yaşatılmaya Devam Ediyor

Karapapak Türklerinin onurlu geçmişi, bugün de kalpakları ve madalyalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. Karapapak Kalpağı, asil bir kimliği ve mücadele ruhunu temsil ederken, Karapapak Madalyası ise bu kimliği hakkıyla taşıyanlara verilen en yüksek onur nişanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Dr. Seyfullah Türksoy’un öncülüğünde bu değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması, Türk dünyasında kültürel birlikteliğin ve mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük bir önem taşıyor.

Tarih boyunca cesaretin, vatan sevgisinin ve kültürel bağlılığın en güçlü temsilcilerinden biri olan Karapapaklar, kalpaklarıyla kimliklerini, madalyalarıyla ise bu onuru gelecek nesillere taşımaya devam ediyorlar. Bu miras, yalnızca bir topluluğun değil, tüm Türk dünyasının ortak gururu olmaya devam edecek.

yilmazparlar@yahoo.com

10 Ocak 2025 Cuma

YAPDER , Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi-Yılmaz Parlar





  

YAPDER , Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi

Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi’nin 7.’si Elite World Taksim Hotelde Gerçekleşti

Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 7. yılında Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi, köklü, cesur çözümler ve ilham verici hikayelerin bir araya geldiği benzersiz bir platform oldu.



Zirve, kadın girişimcilerin potansiyelini ortaya çıkarmayı, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlama amacını güttü.

Etkinlik, alanda uzman kişiler ve başarılı girişimcilerin deneyimlerini paylaşmalarıyla ilham vererek, iş dünyasında kadınların yerini güçlendirmeyi hedefledi.



7.’si gerçekleştirilen Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi, 9 Ocak 2025 Perşembe günü Elite World Taksim Hotel’de büyük bir katılımla tamamlandı.

Zirve, kadın hareketinde güvenilirlik, sürdürülebilirlik ve sanat temalarını odağına alarak, Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın girişimcileri ve üreticileri bir araya getirdi.

Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi, toplumsal büyümenin öncüsü olarak, kadınların ekonomik paylarını artırmalarını sağladı ve onların gelecekte özgür kalmalarını teşvik etti.



Zirvenin Açılışı ve Konuşmacılar

Kadınların girişimcilik alanında daha fazla görünürlük kazanmaya ve ödüllendirilmeye zemin hazırlayan, Zirve,  YAPDER Başkanı Celal Toprak ve Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi Başkanı Senur Akın Biçer’in açılış konuşmalarıyla başladı. Celal Toprak, kadın girişimciliğinin ülke ve dünya için önemine değinerek, zirvenin kadınların başarılarına katkı sağlama misyonuna vurgu yaptı.

YAPDER Başkanı Celal Toprak, kadınların toplumsal gelişimdeki kilit rolüne vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

"Kadın girişimcilerin kolektif emeği, ülkemizi ve dünyayı farklılaştıracak. Bu zirve, deprem bölgesindeki kadın üreticilerin çalışmalarına da ışık tutuyor. Güvenilir ürün platformu ile kadınlarımızın üretimle olan bağını güçlendirmek için çalışıyoruz."



Senur Akın Biçer ise kadınların güvenilirlik hissiyle daha üretken hale geldiklerini belirterek, girişimcilikte sanatı ve sosyal etkiyi birleştirmenin önemini dile getirdi.

Zirve Başkanı Senur Akın Biçer kadın erkek eşitliği ve sanatın toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti:

"Kadınlar kendilerini güvende hissettiklerinde daha üretken oluyor ve bulundukları alanları zenginleştiriyor. Sanat, hayatı anlamlandıran bir araç ve kadınların ekonomik alandaki başarıları toplumun ilerlemesine büyük katkı sağlıyor."

Bu zirve, kadın girişimcilerin güçlenmesi ve iş dünyasında daha fazla yer alması için bir platform oluşturarak, hem ilham kaynağı oldu hem de önemli iş bağlantıları sağladı.

Zirve, panel tartışmaları, networking fırsatları ile dolu bir program sundu.



Üç Panelde, Kadın Girişimciliği Ele Alındı

Zirvede düzenlenen üç panel, kadın girişimciliğini farklı açılardan ele aldı: Alanında uzman konuşmacıların ve başarılı girişimcilerin bir araya gelmesiyle katılımcılara eşsiz bir deneyim sunan birinci oturum;

 “Güvenilir Yarınlar İçin Güvenilir Toplumu İnşa Edebilmek”

Moderatör: İstanbul Akvaryum Kompleksi Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Çapanoğlu.

Panelistler: İş Bankası Tarım Bankacılığı Birim Müdürü Çiğdem Çakmak Yurdagel, Alyalina Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı Nazan Eke, Kagidem Genel Koordinatörü Nihal Sabak.

Farklı sektörlerden gelen kadınların hikayeleri, zorlukları aşma yolları ve başarıları, katılımcılara motivasyon sağlarken, her bir konuşma, kadınların girişimcilik ekosistemindeki yerlerini pekiştirmek için sağladıkları katkıları ve potansiyeli gözler önüne serdi.

Sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda bir hareket olan. Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesinin ikinci oturumu;



“İlmek İlmek Dokunan Hikayeler”

Moderatör: Ünlü dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu

Panelistler: Kültür Bakanlığı Tamzara Dokuma Sanatçısı Hatice Çağçağ, Ekodoku Kooperatif Kurucu Ortağı ve Başkanı Esra Üzel Yüncüler, Dokumacı Nevruz Köyü Kadınlarından Ayşenur Can.

Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi ve fikir alışverişi yapması açısından son derece önemli olan, bu zirvenin üçüncü oturumu



“Tarladan Finansa Kadının Gücü”

Moderatör: Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder

Panelistler: Hepsiburada Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Yöneticisi Mana Posacı, Pasha Yatırım Genel Müdür Vekili Hale Yıldırım, Arya Kadın Yatırım Platformu Kurucu Ortağı Münteha Adalı.

Sanat ve Girişimcilik El Ele

Bu yılın temalarından biri olan sanat, etkinlik boyunca öne çıktı. Panel ve sergilerde, kadın girişimcilerin üretimlerini sanatsal bir perspektifle nasıl dönüştürdükleri paylaşıldı.



Deprem Bölgesi Kadın Kooperatiflerine Destek

Zirvede ayrıca, deprem bölgesinde faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinin çalışmalarına da dikkat çekildi. Katılımcılar, bölgedeki üretim faaliyetlerini tanıtmak ve desteklemek amacıyla kurulan stantları ziyaret etme fırsatı buldu.

Kadın girişimciliğini desteklemek ve farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen zirve, kadınların toplumdaki etkisini güçlendirmeyi hedefleyen kolektif bir platform sunarak büyük bir başarıya imza attı.



Kadınların Başarıları Ödüllendirildi

Zirvede, toplumsal gelişime katkı sağlayan girişimci kadınlara ödüller takdim edildi. Ödül alan kadınların başarı hikayeleri, diğer girişimcilere ilham kaynağı oldu.

Ödül alan Kadın Girişimcilerden biride değerli iş insan, İTO 17. Restoran, Yiyecek ve İçecek sektörünü temsil eden komite Başkanı Ebru  Koralı oldu.



TURYİD (Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği) kurucularından ve yönetim kurulu üyesi, Ebru Koralı’ 273 kişilik meclisin 8 kadın meclis üyesinden biri. Ebru Koralı 1995 yılından bu yana İstanbul gastronomi ve eğlence dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Hayal Kahvesi Çubuklu, Yalı 77, Sade Gastronomy & Film markaları, yarattığı festival ve etkinliklerle tanınmaktadır. Şimdide Beykoz Acarkentde bulunan Ful Bistro İşetme Sahibi Ebru Koralı ödül aldıktan sonra, İTO Ocak ayı Meclis Toplantısına katıldı. Bizde Meclis fuayesinde kendisini ödülü ie görüntüledik.



Kadınların girişimcilikteki rolünü güçlendirme çabası, toplumun her kesiminde yankı bulmalı ve bu tür zirvelerin sayısı artarak devam etmelidir. bu zirve, kadın girişimcilerin gelecekteki başarıları için umut verici bir adım olarak hafızalarda yer edindi.

yilmazparlar@yahoo.com


24 Aralık 2024 Salı

Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı-Yılmaz Parlar


  Pamuk Kraliçesi, Organik Tarım Başarısı

Türkiye'nin Pamuk Kraliçesi, Organik Tarımda Dünya Liderliği İçin Kolları Sıvadı

Türkiye’nin organik pamuk üretiminde öncü firmalarımızdan biri olan AYTİM Şirketler Grubu, organik pamuk sektöründe devrim yaratacak çözümler ve vizyonuyla dikkat çekmeye devam ediyor.



Yönetim Kurulu Başkanlığını "Pamuk Kraliçesi" unvanıyla tanınan Sevda Aydın’ın üstlendiği AYTİM Şirketler Grubu, 23 Aralık 2024 Pazartesi günü kendi yerleşkesinde düzenlediği zirvede, "Çiftçiden Mağazaya" sloganıyla sektörel sorunları ve çözümleri masaya yatırdı.

Zirve, Türkiye’yi organik pamuk üretiminde dünya lideri yapma misyonuyla büyük ses getirdi.

Sevda Aydın, zirvede yaptığı konuşmada, organik pamuk üretiminin yalnızca çevresel faydaları değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği açısından da önemine vurgu yaptı.

Atatürk’ün tarıma verdiği değeri hatırlatarak, çiftçilerden nihai tüketiciye kadar uzanan üretim zincirinin her halkasında izlenebilirliği ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Aydın, “Türkiye'nin organik tarım potansiyeli dünya standartlarının çok üzerinde ve biz bu mirası hak ettiği yere taşıyacağız” dedi.

Organik pamuk sektörünün lider isimlerini bir araya getiren çalıştayda, 2024 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapılırken, üretim süreçlerinden izlenebilirlik kriterlerine, kalite standartlarından mali analizlere kadar tüm detaylar ele alındı. AYTİM Şirketler Grubu’nun dünya pazarında Türkiye'yi marka haline getirme vizyonu, uzmanlar tarafından sunulan yenilikçi çözümlerle desteklenerek bir kez daha tescillendi.

Bize Göre ;

Yerli Pamuk Kalitesindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Türkiye, dünyada pamuk üretiminde önemli bir yere sahip olmasına rağmen, yerli pamuk kalitesi ve tercih edilme oranı sanayiciler arasında tartışma konusu olmaktadır. Kaliteye yönelik sorunlar, üretimden hasat sonrasına kadar olan süreçte yapılan hatalar ve sistematik eksikliklerden kaynaklanmaktadır.

Yerli Pamuk Neden Tercih Edilmiyor?

Sanayicilere göre, yerli pamuk kalitesinde belirgin bir sorun bulunmamasına rağmen, hasat ve sonrasındaki süreçte yaşanan sıkıntılar, üreticilerin uluslararası pamuklara yönelmesine neden oluyor. Özellikle lif uzunluğu, mukavemet ve mikroner gibi parametrelerin kalite üzerindeki etkisi büyük. Bu parametrelerin bir kısmı genetik çeşitlere, bir kısmı ise çevresel koşullara bağlı olarak değişiklik gösteriyor.

Sanayiciler, örme kumaş gibi hassas üretimlerde, yerli pamuğun yerine Amerikan pamuğunu tercih ediyor. Bunun nedeni, Amerikan pamuğunun beyaz boyamada sorun çıkarmaması ve aynı standartlarda üretilebilmesi. Yerli pamuk ise çırçır sürecinden kaynaklanan bitki parçaları, çekirdek kırıkları ve rutubet gibi problemlerle karşılaşıyor.

Pamuk Üretimindeki Temel Sorunlar

Düşük Kalite ve Standartsızlık: Çeşit ve çevresel koşullar kadar, hatalı uygulamalar kaliteyi olumsuz etkiliyor.

Kooperatifleşme Eksikliği: Üreticilerin birleşerek daha büyük ölçekli ve etkili üretim yapmalarını sağlayacak sistemlerin eksikliği hissediliyor.

Yetersiz Eğitim ve Bilgilendirme: Üreticiler, doğru sulama, ilaçlama ve hasat yöntemleri konusunda yeterince bilgi sahibi değil.

Çırçır Sürecindeki Problemler: Çırçır işleminde yapılan hatalar, pamuğun uluslararası piyasalarda değer kaybetmesine yol açıyor.

Destek ve Teşvik Yetersizliği: Çiftçilere verilen desteklerin artırılması ve teşviklerin daha etkin hale getirilmesi gerekiyor.

Çözüm Önerileri ve Yol Haritası

Türkiye’nin pamukta marka haline gelebilmesi için, üretim sürecinden depolama ve pazarlamaya kadar her aşamada sistematik bir yaklaşım benimsenmelidir:

Standartların Belirlenmesi: Kaliteyi artıracak standartlar oluşturulmalı ve çiftçiler bu standartlara uygun üretim yapmaları için teşvik edilmelidir.

Modern Çırçır Teknolojisi: Çırçır sürecindeki hataları minimize edecek teknolojiler kullanılmalıdır.

Kooperatifleşme ve Eğitim: Üreticiler kooperatifler aracılığıyla desteklenmeli, bilgilendirme faaliyetleri artırılmalıdır.

Markalaşma ve Sürdürülebilirlik: Türkiye’nin pamuğunu dünyada bir marka haline getirecek projeler geliştirilmelidir.

Pamuk, Türkiye’nin Stratejik Ürünü

Pamuk, Türkiye’nin sürdürülebilir tarım ve sanayi hedefleri doğrultusunda stratejik bir ürün olarak kabul edilmeli ve bu alandaki potansiyel en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Amerikan ve Yunan pamuğu örnek alınarak, uluslararası pazarlarda rekabet gücümüz artırılabilir. Bu hedef doğrultusunda, doğru politikalar ve yatırımlarla, Türkiye’nin pamuk sektöründe lider bir ülke olması mümkündür.

Bu kapsamda, "iyi pamuk" anlayışının geliştirilmesi ve GDO’suz, çevre dostu üretimin teşvik edilmesiyle Türkiye, dünya pazarlarında güçlü bir oyuncu haline gelebilir.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Aralık 2024 Pazartesi

Elim Sende Vizyoner Kadınlar Platformu Toplantısı-Yılmaz Parlar


 

2025’in Gökyüzü Rehberi ve Önemli Uyarılar

Başkanlığını Fazilet Patır’ın yaptığı Elim Sende Vizyoner Kadınlar Platformu Toplantısında Ünlü Astrolog 2025 Yılını Değerlendirdi 

Güç Ve İlhamla Yeni Yıla Merhaba

Elim Sende Vizyoner Kadınlar Platformu, kadınların üretim gücünü ve girişimcilik yeteneklerini geliştiren, onların toplumsal hayatta daha fazla yer edinmesini sağlayan benzersiz bir organizasyon olarak dikkat çekiyor.

Platform, bugüne kadar düzenlediği etkinliklerle yüzlerce kadının iş dünyasına atılmasını desteklemiş, girişimciliği sadece kadınların değil, toplumun ortak bir değeri haline getirmeyi başarmıştır.



Kadınları ve erkekleri ortak bir vizyonda buluşturarak, eşitlik ve dayanışma temelli bir toplum hedefi için örnek teşkil eden platform, bu kez 22 Aralık 2024 Pazar günü Nakkaştepe Bridge Restaurant'ta bir araya geldi.

Platform Başkanı Fazilet Patır açılış konuşması;

Kadın Girişimciliği ve Toplumsal Dayanışma Vurgusu
“Kadın girişimciler, bugün buraya hayatın zorlu koşullarından ilham alarak, özveriyle ürettikleri ürünlerini sergilemek için geldiler. Her bir ürün, onların bireysel hikayelerini ve başarılarını yansıtıyor. Platformumuzda yan yana olmak; sadece kadın veya erkek değil, bir arada üretmek ve paylaşmaktır. Bugün burada bunu bir kez daha görüyor olmaktan gurur duyuyorum.”



2024’e Teşekkür, 2025’e Merhaba
“2024’ü geride bırakırken yaşadığımız zorluklar kadar şükredecek şeylerimiz de var. Bugün bu boğaz manzarasında buluşabiliyorsak, birbirimize destek oluyorsak, bunu da şükretmeye değer görüyorum. Yeni yıl için umudu, sevgiyi ve üretkenliği içeren bir başlangıç yapmak çok kıymetli.”

Kadın-Erkek İş Birliği ve Eşitlik Mesajı
“Platformumuzda Anadolu ve Avrupa Yakası'ndan eşit sayıda etkinlik düzenliyoruz. Bu, bizim eşitlik anlayışımızın küçük bir yansıması. Ancak kadın ve erkek birlikteliğini desteklemek, toplumsal kalkınmanın en temel gerekliliğidir. Bu bilinçle 2025 yılına daha büyük hedeflerle giriyoruz.”

Yaşanmışlıkların Değeri ve Geleceğe Bakış
“Bugün, dünyadan göçüp gittiğimizde geride ne bırakacağımızı düşünmek zorundayız. Toprağa bir ağaç mı bırakıyoruz, yoksa o ağacın köklerini mi kurutuyoruz? Bu soruların cevaplarını aramak, birey olarak hem kendimize hem topluma karşı sorumluluğumuzdur. Platformumuz bu değerlerle büyümeye devam edecek.”



Konukların ve Dayanışmanın Önemi
Toplantıya Türk Dünya İş Kadınları Platformu Kurucu Başkanı Gülnur Anlar Kamaşak ve eşi Osman Kalaşak’ın katılımı, etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Patır, “Bu tür birliktelikler, enerjimizi artıran, dayanışmayı pekiştiren buluşmalar. Bugün burada yan yana olmak, geleceğe dair umutlarımızı ve hedeflerimizi paylaşmak için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

Kadınların potansiyelini ortaya çıkaran Vizyoner Kadınlar Derneği, hayatına dokunan hikayeleriyle ilham kaynağı oluyor. Konuk konuşmacı Türk Dünya İş Kadınları Platformu Başkanı Gülnur Anlar Kamaşak Kadının Gücü, Toplumun Geleceğidir dedi



Gülnur Anlar Kamaşak “Kadınlar Birbirinin Taçlarını Düzeltir”

Türk Dünya İş Kadınları Platformu Başkanı Gülnur Anlar Kamaşak, kadınların birbirine destek olması gerektiğine vurgu yaparak, “Kadınlar arasında kıskançlık gibi olumsuz duygulara yer yok. Özgüvenli kadınlar birbirlerinin taçlarını düzeltir. Başkalarının başarısını desteklemek, kendi başarımıza da güç katar,” ifadelerini kullandı.

Ailenin Gücü, Toplumun Gücü
Konuşmasında aile kurumunun önemine değinen Kamaşak, “Güçlü aileler, güçlü toplumları, güçlü toplumlar da büyük devletleri oluşturur. Aile, çocukların sevgi ve merhametle yetiştiği, bireylerin birbirine destek olduğu bir ortamdır,” Kendi ailesinden örnekler veren Kamaşak, anneliğin hayatındaki en değerli rol olduğunu belirterek, “Hayatta en çok anne olmayı sevdim,” dedi.



“Kadın, Toplumun Temelidir”
Kamaşak, kadının toplumdaki rolünü şu sözlerle özetledi: “Kadın, çocukları yetiştiren, topluma güçlü bireyler kazandıran temel unsurdur. Güçlü kadınlar, güçlü devletlere giden yolu açar. Kadının değeri ve gücü, toplumun geleceğini şekillendirir.”

Türk Dünya İş Kadınları Platformu’nun Misyonu

Türk Dünya İş Kadınları Platformu’nun başkanı olarak, iş dünyasındaki kadınların bir araya gelmesi ve dayanışma içinde olması için çalıştığını belirten Kamaşak, “Biz dernek değiliz, platformuz. Amacımız üyelerimizin bireysel başarılarını ve sosyal projelerini desteklemek. Yönetim kadromuzdaki kadınların her biri, kendi alanında çok başarılı hanımefendilerden oluşuyor,”

Sosyal Sorumluluk Projeleri ve İlham Veren Liderlik
Eğitim ve sosyal sorumluluk projeleriyle topluma katkı sağlamayı amaçladığını dile getiren Kamaşak, “Kadınlar, toplum için çalışmalı ve örnek olmalı. Çocuklara sevgi, merhamet ve bilgiyi aşılayarak güçlü bireyler yetiştirebiliriz,” dedi.



Astrolog Dilek Kuş Temir, 2025’in Gökyüzü Rehberi ve Önemli Uyarılar

“Gökyüzü Temizleniyor” Şükürle Başlayan Bir Yıl

Astrolog Dilek Kuş Temir, 2025 yılı değerlendirmesinde “Gökyüzünü temizleyen yağmurlar, barajlarımızı dolduruyor; şükürler olsun,” diyerek yılın başlangıcını maneviyatla harmanladı. Kuzey Ay Düğümü’nün geçişine vurgu yapan Temir, “Bu geçiş, ruhsallığı ve maneviyatı ön plana çıkarıyor. Hiçbir şey tesadüf değildir,” ifadeleriyle yeni dönemin derinliklerine ışık tuttu.

Mars Retrosu, Öfkeyi Kontrol Edin

Yeni yılın agresif enerjilerle başlayacağını belirten Temir, 25 Şubat’a kadar sürecek Mars retrosunun bireysel ve global anlamda krizlere zemin hazırladığını vurguladı. “Kavgadan uzak durun; öfkeyle hareket eden kaybeder. İyilik, yardımlaşma ve gönül vermek kazandırır,” dedi. Kız çocukları, yaşlılar ve kimsesizlere yardım edenlerin bu süreçte ödüllendirileceğini de sözlerine ekledi.

Merkür Retrosu ve Estetik Uyarısı

Mars retrosunun ardından başlayacak Merkür retrosuyla ilgili özellikle kadınlara uyarıda bulunan Temir, “25 Şubat’tan 10 Nisan’a kadar estetik girişimlerden uzak durun,” dedi. Aynı dönemde ekonomik hareketlilik öngören Temir, “Para piyasalarında dalgalanmalara karşı pozisyon alın, düşünerek hareket edin,” tavsiyesinde bulundu.

Cesaret ve Girişimcilik Yılı

Haziran ayında Neptün’ün Koç burcuna geçişiyle birlikte cesaret ve girişimciliğin ön planda olacağını ifade eden Temir, “Adil davranarak iş için koşanların yolları açık olacak,” dedi. Ancak global anlamda ekonomik krizin varlığına dikkat çeken astrolog, “Eylül sonrası nefes almaya başlayacağız. Yine de birlikte güzel işlere imza atarak bu süreci daha verimli geçirebiliriz,” ifadeleriyle umut dolu bir mesaj verdi.

Sağlık ve Maneviyat Dönemi

Sağlık sektöründeki düzenlemelere ve sağlık çalışanlarına yönelik yeni gündemlerin oluşacağını belirten Temir, “Hastaneler ve sağlık kurumlarında karmaşalar olsa da dil bilinciyle hareket edildiğinde olumlu sonuçlara ulaşacağız. Maneviyatımıza önem verelim, hızlı adımlardan kaçınalım,” dedi.

2025, Olumlu Düşünce Kazandırır

Dilek Kuş Temir, konuşmasını “2025, hem maddi hem de manevi anlamda dört dörtlük bir yıl olsun. Kalbinizi iyilikle doldurun, huzur ve neşe sizinle olsun,” dilekleriyle sonlandırdı.

Astrolojiye ilgi duyanlar için 2025 rehberi, hem bireysel hem de global boyutta dikkat edilmesi gereken enerjilerle dolu görünüyor.



Yasemin Conker, Kişisel Gelişim ve Kolajen Harmanıyla Yeni Bir Bakış Açısı

Hayata Yeniden Başlamak

Yazar ve aile danışmanı Yasemin Conker, hayatındaki olumsuzluklarla başa çıkarken fark ettiği bir gerçeği paylaştı: “Hayatta ne ararsanız onu yaşarsınız. İnsanlar yaşlandıkça çöküşe geçer sanıyordum, meğerse başka bir gerçeklik varmış.” Kendi kişisel yolculuğunu seminerler ve eğitimlerle dönüştüren Conker, bu süreçte keşfettiği yöntemleri topluma aktarmak için önemli bir misyon üstlendi.

Kişisel Gelişim ve Kolajenin Gücü

Conker, kişisel gelişim ile kolajenin birleştirilmesi gerektiğine inandığını belirterek, bu uyumun hem psikolojik hem de fiziksel sorunları çözebileceğini vurguladı. “Bu harmanı oluşturduk ve bir vakıf kurarak bu bilgiyi yaymak için çalışıyoruz,” diyen Conker, programlarla bireylerin zihinsel ve fiziksel dengelerine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Dezavantajlı Gruplara Destek Çağrısı

Yasemin Conker, vakfının özellikle dezavantajlı kesimlere yönelik projeler geliştirdiğini ifade etti. Pandemi döneminde eğitmenler yetiştirdiğini belirten Conker, “Zihinlerini temizleyerek eğitim alan bu eğitmenler, şimdi başkalarına ışık tutuyor. Daha fazla projeyi hayata geçirmek için desteğinize ihtiyacımız var,” diyerek toplumsal dayanışma çağrısında bulundu.

“İyi ki Varsınız”

Konuşmasını dinleyenlere teşekkür eden Conker, “İyi ki geldiniz, iyi ki varsınız,” diyerek bireysel gelişim yolculuklarına katkıda bulunmanın mutluluğunu dile getirdi.

Yasemin Conker, hayatta yeni bir boyut keşfederek bireylerin zihinsel ve fiziksel sağlıklarına yönelik çözümler sunan bir lider olarak dikkat çekiyor. Vakfıyla daha fazla insana ulaşmayı hedefleyen Conker’in bu mesajı, toplumsal farkındalık yaratma yolunda önemli bir adım.



Acil İhtiyaç Projesi Vakfı, 35 Yıldır Yarım Milyon Hayata Dokunuyor

Odak Noktası, Tek Ebeveynli Aileler

Acil İhtiyaç Projesi Vakfı (AİP) Genel Müdürü Ebru Gültekin, 35 yıldır Türkiye'de yarım milyondan fazla insanın hayatına dokunan vakfın misyonunu anlattı. Vakfın odağında, genellikle babaların terk ettiği tek ebeveynli aileler yer alıyor. Gültekin, “Anneler ve çocuklarını, gıda yardımlarından burs desteğine, hatta ev kiralarının ödenmesine kadar her alanda desteklemeye çalışıyoruz,” dedi.

360 Derece Destek Yaklaşımı

Vakfın insana dair her alanda var olmaya çalıştığını belirten Gültekin, desteklerin sadece büyük projelerle sınırlı kalmadığını vurguladı. “Bir çocuğun doğum günü pastasını almak, hayatında ilk kez vapura binmesini sağlamak ya da bir kız çocuğunu tiyatroya götürmek gibi mikro düzeyde de yardım ediyoruz,” diye ekledi.

Herkese Katkı Çağrısı

Gültekin, bireylerin kullanmadıkları kitaplarını, kıyafetlerini veya bilgi birikimlerini bağışlayarak bu çabalara destek olabileceklerini ifade etti. “Herkesin katkısıyla daha fazla hayatı değiştirebiliriz. Küçük dokunuşların bile büyük etkileri olduğunu unutmayalım,” diyerek toplumsal dayanışmaya davet etti.

Acil İhtiyaç Projesi Vakfı, toplumun en kırılgan kesimlerine uzattığı yardım eliyle sadece maddi değil, manevi anlamda da destek sağlıyor. Ebru Gültekin’in çağrısı, bireylerin küçük katkılarla büyük farklar yaratabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.



Kız Çocuklarını Koruma Derneği, Eğitim ve Destekle Geleceğe Umut Oluyor

Derneğin Amacı ve Misyonu

Kız Çocuklarını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Evren Pekgönenç Tosun, derneğin 1983 yılında Bahçelievler’de başladığı yolculuğunu anlattı. Dernek, korunmaya muhtaç kız çocukları ve genç kızlara yönelik burs, sosyal destek ve mentorluk hizmetleri sunarak, onların eğitim yoluyla hayatlarını yeniden inşa etmelerine yardımcı oluyor. Tosun, “Amacımız, çocuklarımızı eğitime yönlendirerek, kolay yollara sapmalarını önlemek ve onları geleceğe hazırlamak,” dedi.

18 Yaş Sonrası Destek Çok Önemli

Koruma altındaki çocukların devletin sağladığı imkanlarla büyüdüğünü belirten Tosun, 18 yaşını doldurduktan sonra mesleksizlik nedeniyle büyük zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Bu nedenle dernek, kurum içi özel eğitimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri aracılığıyla çocuklara mesleki ve kişisel gelişim desteği sağlıyor.

Gönüllü Katılım ve Sıfır Eşya Desteği

Tosun, gönüllülerin dernek çalışmalarına katılmasının önemine dikkat çekerek, “Gönüllülerimizle, çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu anlarda, hastaneden kaymakamlığa kadar her türlü desteği organize ediyoruz,” dedi. Ayrıca, kullanılmış eşyaların kabul edilmediğini belirterek sıfır eşya bağışlarının teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

İş İnsanlarından Destek Çağrısı

Toplantıya katılan iş insanlarından olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Tosun, dernekle iş birliği yapmaya başlayan Amerikan İş Adamları Derneği üyelerine teşekkür etti. “Birlikte daha büyük farklar yaratabiliriz. Çocuklarımızın hayatlarına dokunmak için hepinizin desteğini bekliyoruz,” diyerek çağrısını sonlandırdı.

Kız Çocuklarını Koruma Derneği, zor durumda kalan genç kızlara umut ışığı olmayı sürdürüyor. Eğitim ve sosyal destek odaklı bu çalışmalar, çocukların geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor.



El İşçiliğiyle Hayat Bulan Yılbaşı Hediyeleri

Elim Sende Vizyoner Kadınlar Platformu, yılbaşı öncesinde girişimci kadınlar Evreka’dan Sena Öksüz&Şükran Öksüz, Julien Home’dan Nihal karaman&Seval Ergin el emeği ürünlerini sergileme fırsatı sunarak benzersiz bir etkinliğe Katkı sağladılar.

Seramik objelerden ev tekstili ürünlerine kadar geniş bir yelpazede sunulan bu özel tasarımlar, geleneksel el işçiliğini modern estetikle buluşturuyor. Her biri bir hikâye anlatan seramik eserler ve özenle işlenmiş ev tekstili ürünleri, yalnızca birer hediye değil, aynı zamanda emeğe duyulan saygının bir ifadesi olarak öne çıkıyor. Yılbaşı ruhuna anlam katan bu ürünler, kendine özgü tasarımlarıyla göz doldururken, yerel kültürün zarif bir yansımasını da sunuyor.



Kadın Girişimcilerden İlham Veren Başarı Hikâyeleri, Platform çatısı altında yer alan girişimci kadınlar, yaratıcılıkları ve girişimcilik ruhlarıyla ilham kaynağı oldular.

Seramik sanatını ustalıkla icra eden kadınların ellerinden çıkan her parça, sanatın ve emeğin büyüleyici bir birleşimi. Ev tekstili alanında faaliyet gösteren girişimci kadınlar ise sabırla dokudukları hikâyelerini, zarif desenler ve benzersiz işçilikle anlatıyor. Yalnızca hediyelik eşya alışverişi yapmak isteyenler için değil, aynı zamanda kadınların ekonomik güce ulaşma mücadelesine destek olmak isteyenler için de eşsiz bir fırsat



Vizyoner Kadınlar Platformu hakkında biraz söz edersek;

Yardımlaşmayı ve dayanışmayı en güzel şekilde örneklendirirken, kadınların toplumdaki yerini öğrenmek için durmaksızın çalışıyor. Tüm bu çabalar, toplumumuza değer katan, güçlü bir kadın hareketinin temel taşlarını oluşturuyor. Kadınların üretimden sosyal sorumluluk projelerine kadar her alanda daha güçlü yer almasını sağlayan Elim Sende Vizyoner 

Platform sadece yerel değil, ulusal düzeyde etkili projeler geliştirerek, kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan güçlenmelerine önemli katkılarda bulunuyor. Her bir faaliyetiyle, toplumda kadınların rolünü güçlendirmeye yönelik farkındalık yaratmayı başarıyor.

Geleceğe dair umut verici hedefleri ve toplumda yarattığı pozitif etki ile Vizyoner Kadınlar Platformu gerçekten de ilham verici bir misyonu üstlenmiş durumda.

Dayanışma ruhunu da ön plana çıkarıyor. Yüzlerce gönüllü ve üyesiyle, ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın yanı sıra eğitim programları düzenleyerek kadınların bilinçlenmelerini sağlıyor.

Vizyoner Kadınlar Platformu, organizasyonları aracılığıyla invovatif projeler geliştirerek, kadın girişimcilerin desteklenmesine yardımcı oluyor ve onlara yeni fırsatlar sunuyor.Kadınlar Platformu, bu yılın son toplantısında yine anlamlı bir mesaj verdi. 2024’e teşekkür ederek, 2025’e umut ve heyecanla başlayan bu topluluk, geleceğin daha eşitlikçi ve üretken bir toplum için öncü olmaya devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com


CEO Ece Şahin’den Başarılı İhracat Hamleleri-Yılmaz Parlar

  ANA SAYFA SİYASET EKONOMİ SEKTÖRLER SAĞLIK BİLİŞİM GÜNCEL TURİZM GASTRONOMİ SANAT MAGA...